İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Yaşam
  3. Çernobil Kazası Faciası Nedir?

Çernobil Kazası Faciası Nedir?

Çernobil Kazası Faciası Nedir?

Çernobil Kazası Faciası Nedir: 26 Nisan 1986 yılında, Ukrayna’nın Çernobil kentinde yer alan nükleer santralin patlamasıyla yaşanan olaya Çernobil kazası faciası denir. Etkisini yıllarca sürdüren bu kaza Ukrayna başta olmak üzere Rusya, Beyaz Rusya ve Avrupa’nın pek çok ülkesini etkilemiştir. Tüm dünyada etkisini hissettiren bu kaza Türkiye’de de olumsuz etkiler bırakmıştır.

Çernobil Neresi?

Çernobil, Ukrayna’nın başkenti olan Kiev’e bağlı bir şehirdir. Nükleer facia nedeniyle boşaltılan ve hala radyoaktif etkilerin olduğu bu şehirde 2018 itibariyle 690 kişi yaşamaktadır. Rusya’nın yasaklı bölgesi olarak bilinen bu alanda, patlamadan sonra mutasyona uğrayan bazı insanların zombi olarak dolaştığı iddia edilmiştir.

Çernobil Nükleer Santrali Hakkında Bilgiler

Bu santral 4 farklı RBMK-1000 tipi reaktör ünitesinden meydana gelmektedir. Kazanın yaşandığı 4. ünite, santralin kurulumundan faciaya kadar sorunsuz çalışmıştır. 1000 MW gücüne ait olan ve her bir ünitede 500 MW’lik 2 farklı tribün bulunduran Çernobil Nükleer Santrali, reaktörde yaşanan bir sorun nedeniyle faciaya neden olmuştur. Santralde yer alan reaktörler hafif su soğutmalı özellikte üretilmiştir.

Çernobil Nükleer Santrali Kazası Nedenleri

Santralin 4.ünitesinde bulunan reaktörün gücü, kazadan 1 gün önce deney yapılmak amacıyla yarı yarıya düşürülmüştür. Asıl amaç, reaktörün beklenmedik olarak durması halinde, buhar türbinlerinin ne kadar çalışabileceğini ispatlamaktır. Ancak kaza sırasında güvenlik sistemlerinin bağlantılarının kesildiği ve buharın da kesildiği fark edilmiştir. Bu nedenle reaktörün kontrolü kaybedilmiştir.

Santraldeki güvenlik sistemlerinin de kapatılması nedeniyle reaktörün acil durum sistemleri çalışmamıştır. Bu nedenle büyük bir patlama meydana gelmiştir. Ciddi bir enerji boşalımına neden olan bu patlama, reaktör üzerindeki 1000 tonluk kapağın havaya uçmasına bile neden olmuştur.

Reaktör Deneyi Adımları

Nükleer güvenlik açısından soğutucu kaybı kazaları, bu tür tesislerde şebeke elektriklerinin kesilmesine neden olmaktadır. Bu tür durumlarda devreye girecek olan acil durum soğutma sistemlerinin çalışıp çalışmaması amacıyla bir deney gerçekleştirilmiştir. Deneyin ilk adımı, reaktör gücünün 700 ile 1000 MW değerine düşürülmesiyle başlamıştır. Daha sonra buhar üretimi, iki türbinden birine yönlendirilmiş ve ardından da türbinlerden birinin devreden çıkarılması sağlanmıştır. Bu süreçte türbin ile jeneratör sisteminden çıkacak enerjiyi aktarmak amacıyla soğutucu pompaların yük olarak kullanılması devreye alınmıştır. Deneyin son adımında ise voltaj düşüşünün gözlemlenmesi amaçlanmıştır.

Çernobil Nükleer Santrali Kazası Nasıl Başladı?

25 Nisan gecesi deney için reaktörün gücü düşürülmeye başlanmıştır. %50’ye kadar düşürülen test ile beraber türbinlerden biri devre dışı bırakılmış ve tüm buhar tek bir türbine aktarılmıştır. Bu süreçte acil soğutma sistemi de devreden çıkarılmıştır. Daha sonra reaktör bu şekilde 9 saat kadar çalıştırılmış ve güç düşürme işlemlerine devam edilmiştir.

26 Nisan gecesi düşük güç değerinde olan otomatik güç kontrolü zorlaşmıştır. Bu nedenle global otomatik güç moduna geçiş yapılmıştır. Ancak gücün durma ayarı 700 MW’ye ayarlanmadığı için güç seviyesi 30 MW’ye kadar düşmüştür. Merkezdeki buhar üretiminin azalmasıyla beraber işletme talimatlarına uyulmadan kontrol çubukları yukarı doğru çekilmeye başlanmıştır. Bu işlemler sayesinde reaktör gücü 200 MW’ye ulaştırılabilmiştir.

Söz konusu uygulamalar birçok güvenlik sakıncasını beraberinde getirse de deneyin yapılmasına karar verilmiştir. 26 Nisan gecesinde türbinlerin buhar vanalarının kapatılmasıyla beraber acil durdurma sinyaliyle karşılaşılması sonucunda güç yükselmesi önlenememiş ve yakıtların ısınmasına neden olunmuştur. Yakıt zarfının erimesiyle beraber sıcak parçalar suyla temas ettiği için buhar patlaması yaşanmıştır. İlk patlamanın ardından ikinci bir patlama yaşanmış ve nükleer santralde kısa süreli patlamalar aynı gün içinde devam etmiştir.

İlk patlamada santralin çevresinde bulunan 31 kişi hayatını kaybetmiştir. Ayrıca patlamanın Japonya’ya atılan atom bombalarından 200 kat daha etkili olduğu bilinmektedir. Kazadan sonra ciddi bir radyasyon bulutu da etrafa yayılmaya başlanmıştır. Başlangıçta Sovyetler Hükümeti patlamayı açıklamamıştır. Ancak İsveç Stockholm’de bulunan yetkililerin kendi santrallerindeki radyasyon seviyesinin artması üzerine patlama gerçeği tüm dünya ile paylaşılmıştır.

Çernobil Kazası Faciası Sonrasında Alınan Önlemler

Kazanın ardından acil olarak idari komisyon kurulmuş ve Pripyat kasabası boşaltılmıştır. Ardından radyasyon tespit edilen alanlarda periyodik sağlık kontrolleri yapılmıştır. Aynı bölgelerde üretilen ve tüketilen yiyeceklere kısıtlamalar getirilmiştir.

Radyasyondan yoğun bir şekilde etkilenen 30 km’lik alan belirlendikten sonra bu alanlardan toplamda 135 bin kişi uzaklaştırılmıştır. Ayrıca reaktör binası, 410 bin metreküp çimento ve 7 bin ton çelik kullanılarak örtülmüştür. Binanın altı ise tamamen beton haline getirilmiştir. Bölgede tanı merkezleri kurularak 5 milyon 300 bin insana radyoaktif iyodun, tiroid bezi tarafından vücuda alınmasını engellemek amacıyla potasyum iyodür tabletleri dağıtılmıştır.

Çernobil Kazası Faciası Sonuçları

Çernobil nükleer faciasında, BM Atom Radyasyonu Etkileri Bilimsel Komitesine göre 5000’e yakın kişi hayatını kaybetmiştir. Ancak etkisini uzun yıllar sürdüren bu kazanın sonucunda 2004 yılına kadar 1 milyon kişinin hayatını kaybettiği düşünülmektedir. Ayrıca bu ölümlerin yaklaşık 170 bini sadece Kuzey Amerika kıtasında kaydedilmiştir. 7 milyon kişiyi farklı şekillerde etkileyen bu kazanın en vahim sonucu, kanser hastalığına yakalanan kişi sayısının artmasıdır. Yüksek dozda radyasyona maruz kalan kişilerle beraber bölgedeki evlerini terk eden kişi sayısı 500 bine ulaşmıştır.

Patlamadan sonraki süreçte Avrupa ülkelerindeki radyasyon oranı ciddi anlamda artmıştır. Sovyet Rusya’nın son lideri olan Gorbaçov bu nedenle diğer ülkelerden yardım talep etmiştir. Nükleer patlamanın yaşandığı Çernobil’in Pripyat kasabasındaki tüm yerleşim yerleri boşaltılmış ve insanların tüketim ihtiyaçları farklı bölgelerden gelen yardımlarla sağlanmıştır. Patlamayla beraber binlerce insan kansere yakalanmıştır. Ukrayna’daki tarım alanlarının tamamı ve Rusya ormanları ciddi anlamda kirlenmiştir. Felaketten sonra başlatılan radyasyon temizleme çalışmaları için kullanılan robotlar da radyasyondan etkilenerek bozulduğu için bir süre temizlik çalışmaları yapılamamıştır. Bu yüzden itfaiye görevlileri ve askerlerden oluşan ekipler santralin çatısından içeriye büyük kayaları atmaya çalışmıştır. Toplamda 15 günlük çalışmadan 1-2 yıl sonra bu çalışmaya katılan binlerce kişi hayatını kaybetmiştir.

Çernobil faciasının üzerinden uzun bir süre geçse de Belarus’taki doğumların birçoğunda patlamanın izlerine rastlanılmaktadır. Birçok kişinin hastalıklı olarak doğması ve bölgeye girişlerin yasak olması, bu durumu destekleyen sonuçlar arasındadır.

Radyasyonun Genel Etkileri

Çernobil kazası sırasında santralde bulunanlar patlamayla beraber 400 remlik doza maruz kalmışlardır. Ölümcül doz ise 200 remdir. 40 km yarıçaplı daire içinde bulunanlar ise yaklaşık 12 bin milirem doza maruz kalmıştır. Patlamadan bir sonraki gün ölçülen radyasyon ise olması gerekenin 100 bin katına ulaşmıştır. Biyolojik olarak tüm insanları etkileyen radyasyon en çok psikolojik sorunlar, göç stresi, baş ağrıları ve hazımsızlık gibi sorunları beraberinde getirmiştir. Bölgede radyasyona maruz kalanlarda ise daha sonradan mental bozukluklar, sinir sistemi hastalıkları, sindirim sistemi bozuklukları ve organik hastalıklar ortaya çıkmıştır. Bu hastalıklar arasında en çok da tiroid hastalıkları ve kanser vakaları yaşanmıştır.

2002 yılına kadar radyasyondan etkilenen insanların 4000’den fazlası tiroid kanserine yakalanmıştır. En yüksek tiroid dozu ise Çernobil’den 300 kilometre uzaklıkta olan Gomel kasabasında ortaya çıkmıştır. Kanser gelişen çocukların %66’sında ölümcül sonuçlar yaşanmıştır. Ayrıca Belarus’ta tiroid kanserine yakalananların oranı %95’e ulaşmıştır.

Çernobil Kazasının Türkiye’ye Etkileri

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de etkisini gösteren facianın en çok Karadeniz bölgesinin kıyı şeridini etkilediği belirtilmiştir. Ayrıca sahil şehirlerinde kanser hastalığına yakalanan kişi sayısı bu dönemde artmıştır. Ünlü sanatçı Kazım Koyuncu da 33 yaşında Çernobil kazası nedeniyle kansere yakalanarak yaşamını yitirmiştir.

Kazanın Türkiye için bir diğer önemli sonucu da Çernobil’deki radyoaktif bulutların sırasıyla Marmara, Batı Karadeniz, Çankırı Bölgesi, Sivas ve Trabzon Hopa’ya yayılmasıdır. Patlamadan sonraki 10 gün içinde ise tüm Türkiye’ye bu bulutlar yayılmıştır. Ek olarak Türkiye’den Avrupa’ya ihraç edilen fındık ve çay gibi ürünler de radyasyon riski nedeniyle geri gönderilmiştir.

Yorum Yap