İlginizi Çekebilir
oryantasyon nedir ne demektir
  1. Ana Sayfa
  2. Sosyal
  3. Cihat Nedir?

Cihat Nedir?

Cihat

Cihat Nedir: İslam dinine mensup olan insanların Allah yolundaki her türden hareketi ve faaliyetlerine cihat denir. Batılı dillerde kutsal savaş olarak tercüme edilen bu kavramın aslında herhangi bir savaşı ifade ettiği belirtilmemektedir. Bu kapsamda Allah’ın dinini yaymak ve her bölgeye ulaştırmak için gerçekleştirilen faaliyetler olarak da tanımlanabilir.

Cihat Kelime Anlamı

Din uğruna yapılan savaş. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Cihat Kavramı ve Ortaya Çıkışı

İslam geleneğine göre cihat çeşitleri 3 farklı başlık altında incelenmektedir. Sözle gerçekleşen cihat, iman edilerek yapılan cihat ve mal ile Allah yolunda yapılan cihat olarak karşımıza çıkmaktadır.

1.Sözle Gerçekleşen Cihat:

Kur’an ve ahlâkını öğrenerek bu ahlâkı herkese anlatmak, sözle yapılan cihattır.

2.İman Ederek Yapılan Cihat:

Bu cihat türünde iyi ameller işlemek ve insanın kendisini günah olan her türlü eylemden ve sözden alıkoymak esastır.

3.Mal ile Yapılan Cihat:

Mal ile yapılan cihatta Müslümanlara ve İslam dinine karşı saldırıda bulunanlara fiilen savaş açmak düşüncesi ön plandadır.

Bu cihat çeşitlerinin ortak özelliği, bir Müslümanın İslam dinini emir ve yasaklarına göre uygulaması gerektiğinin anlatılmasıdır. İslam sürekli olarak iyiliği emretmekle beraber insanın öğrendiklerini başkalarına öğretmesi gerektiğini savunur. Cihat kavramı bunlarla beraber cehalete karşı cihat, nefise karşı cihat, şeytana karşı cihat ve silahla cihat olarak da ele alınabilmektedir.

Cihat kavramının ortaya çıkışı aslında Kur’an’ın indirilmesiyle birlikte başlamıştır. Fakat Hz. Muhammed döneminde cihat, tam olarak uyugulanmamış hatta başlarda haram kılınmıştır.Bunun nedeni, Hz. Muhammed dönemindeki Müslümanların sayı olarak az olması ve siyasi-askeri yönden örgütlenememiş olmalarından kaynaklıdır. Yine bu dönemde daha çok pasif direniş olarak uygulanan cihat kavramı, Hz. Muhammed’in Medine’ye göç etmesinin ardından artık savunma savaşı olarak kullanılmaya başlanmıştı. Göçün ardından kurulmaya başlanan İslam Devleti’nin korunması amacıyla savaşlar yaşanmış ve cihat kavramı fiilen uygulanma sürecine girmiştir.

Savaşın yasak olduğu haram aylarda cihat anlayışı devreye alınmamıştır. Bu durumun sona ermesiyle beraber cihat artık mubah kılınmış ve Allah düşmanlarına karşı cihat edilmesi emredilmiştir. Fakat cihat hiçbir zaman başka insanları zorla veya tehditle alıkoyma ya da Müslüman olmaya zorlama gibi uygulamalar için kullanılmamıştır.

Bu yazımızı da okuyabilirsiniz:  Celali İsyanları Nedir?

İslam’a göre cihat, ibadetler arasında en erdemli olanıdır. Çünkü Allah’ın varlığı ve birliğini yüceltmek için sadece Allah uğruna yapılan cihatlar sonucunda yaşamını yitirenlere ‘şehit’ adı verilmiştir. Tarihsel açıdan incelendiği zaman Osmanlı’nın kuruluş döneminden yıkılış sürecine kadar cihat anlayışının var olduğu görülmektedir.

Osmanlı’da Cihat Anlayışı

Osmanlı Devleti hukukunda cihat anlayışı kelime olarak ‘harp’ anlamına gelmektedir. Sadece Allah yolunda mal, dil, can ve diğer tüm unsurlarla savaşmak ve insanın elinden geleni yapması, cihat anlayışının Osmanlı’daki tarifidir. Genel olarak harp kelimesinin karşılığı ise cihat olarak İslam’a davettir. Müslüman toplumun dini görevi olarak kabul edilen harp, düşmanların İslam ülkelerine savaş açtığı zamanlarda yine Müslümanların zaruri görevi haline gelmektedir.

Osmanlı Devleti’nin cihat anlayışıyla ilgili olarak, asıl amacın tüm insanları zorbalıkla Müslüman etmek olmadığı bilinmektedir. Sadece isteyenlerin İslam dinine geçiş yapmalarını sağlayan bu anlayışta, İslam’a geçmek istemeyenlerin yine bu din altında huzurla yaşamaları sağlanmıştır.

Osmanlı’da cihat gerekçeleri birbirinden farklıdır. Öncelikle Allah’ı ve dinin yüceltmek için Allah yolunda yapılan savaşlar, cihat olarak tanımlanmıştır. Ayrıca İslam dininin tüm insanlara anlatılması ve bu anlatımın tüm dünyaya yayılması gerektiği savunulmuştur.

Düşmanların İslam topraklarını işgal etmesi ya da tahammül edilemez bir halde hareket etmesi durumunda ise Osmanlı’da müdafaa Cihat’ı yapılması gerekli görülmüştür. Bu müdafaa sadece vatan için değil, din, aile ya da can için de olabilmektedir.

Osmanlı Devleti’nde meşru Cihat’ın gerçekleşmesi için farklı durumlar da söz konusu olmuştur. Bu anlamda Müslüman olmayan bir ülkede azınlık olarak yaşayan insanların Müslümanlardan yardım talep etmesi, meşru cihat anlayışını beraberinde getirmektedir. İslam’ın davetini emniyet altına alabilmek ve güçsüz insanlara yardım etmek için Osmanlı’da bu anlayış devamlı savunulmuştur.

Meşru cihat anlayışının son gerekçesi ise dinden dönenleri, İslam’ın emirlerini inkâr edenleri ve isyancıları cezalandırmak olarak tanımlanmıştır. Osmanlı Hukukçularına göre düşmanlara yönelik cihat 4’e ayrılmıştır. Bunlar aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır.

1.İsyancılara Karşı Yapılan Savaşlar

Nizam-i kurallara isyan eden kişilere karşı yapılan savaşlar cihat olarak kabul edilir. Osmanlı dönemindeki Celali isyanlarının bastırılması, bu cihat çeşidine verilecek en önemli örneklerden biridir.

2.Mürtetlerle Yapılan Savaşlar

İslam’ı terk edenlere mürtet adı verilmektedir. Bu kişiler önce tespit edilir ve daha sonra dine geri dönmeleri için gayret gösterilir. Dine geri dönmeyenler için savaş ilan edilmektedir.

3.Gayri Müslimlerle Yapılan Savaşlar

Müslümanlara yönelik herhangi bir savaş ilanında ya da Müslümanların gayri Müslimlerden zarar görmesi halinde cihat yapmak mecburidir.

4.Korsan veya Haydutlara Karşı Yapılan Savaşlar

Osmanlı döneminde yol kesen haydutlara ya da denizlerde korsancılık yapanlara karşı cihat uygulanması esas alınmıştır.

Tüm bu durumların yaşanması halinde devlet, cihat ilanı yapar ve savaşa başlamadan önce gayri Müslimler İslam’a davet edilirdi.

Bir önceki yazımız olan Ümmetçilik Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. cihat kısacası müslümanların hristiyanlara karşı yürütmüş olduğu topyekün savaştır bildiğim kadarıyla da bunu ya halife yada devlet başkanı ilan edebiliyor.