İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sosyal
  3. Havza Nedir, Havza Çeşitleri, Türkiye’deki Havzalar?

Havza Nedir, Havza Çeşitleri, Türkiye’deki Havzalar?

havza nedir havza çeşitleri

Kendine has doğal kaynakları bulunan, çevresi tepe ve dağlarla çevrili arazi parçasına havza denir. Sadece coğrafya alanında değil farklı alandaki araştırmacılar tarafından da sürekli hakkında bilgi sahibi olmak istenen havza terimi, fiziki ve beşeri unsurlarla ele alınmaktadır. Yani göl, akarsu, su kaynakları, yer altı suyu, bitki örtüsü, toprak özellikleri ve sıcaklık değerleri gibi faktörler, havzanın fiziki yapısını meydana getirmektedir. Beşeri özellikler ise yerleşme, tarım, nüfus, hayvancılık ve ulaşım gibi faaliyetleri kapsar. Sadece fiziki anlamda kullanılmayan havza kavramı, kullanım amacına bağlı olarak farklı isimler almıştır. Doğalgaz havzaları, petrol havzaları, maden ve kömür havzaları ile su ve tarım havzaları şeklinde de incelenmektedir. Ya da iktisadi havzalar, kültür havzası ve medeniyetler havzası gibi beşeri isimler alabilmektedir.

Havzalar farklı şekillerde tanımlanmaktadır. Bu durumun nedeni havzaların farklı yapılarda oluşmuş olmasıdır. Türkiye’de de havzayı etkileyen coğrafi faktörler fazla olduğu için farklı havza çeşitleri oluşmuştur. Bu nedenden ötürü Türkiye’nin yeryüzü şekilleri bakımından havzaları incelendiğinde irili ufaklı pek çok havzaya sahip olduğu gözlemlenir.

Havza Kelime Anlamı

Mıntıka. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Tepe ya da dağlarla sınırlanmış, suları aynı göle, ırmağa ya da denize akan bölge. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Yer kabuğundaki kıvrımların alçak yeri, çukur, tekne. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Tekne. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

“Zonguldak kömür havzası.”

“Kızılırmak havzası.”

“Amma da kademsizmişsiniz, ayağınızı havzaya atar atmaz göçük oldu.” – R. Enis

Havzaların Genel Özellikleri

Havza aslında bir bölge olarak tanımlanmaktadır. Farklı bir ifade ile kendi için havzalar bir bütün şeklinde ele alınması gereken doğal ünitelerdir. Bu yüzden havzalar planlama ünitesi olarak da incelenebilir. Fakat havzaların sınırların farklı bölgelerde olduğu gibi değişime kısa sürede uğramamaktadır. Fiziki özelliklerin belirlediği havza sınırları, uzun bir jeolojik süreçte değişkenlik gösterebilir. Bununla beraber insan ömrü ile sınırlandırıldığı zaman havza sınırlarının oldukça uzun olduğu belirtilmektedir. Tüm bu nedenlerden ötürü bölge planlamada havza sınırları net sonuçlar sunmaktadır.

Coğrafi bölgelerin sınırları incelendiğinde net bir sonuca ulaşılamaz. Çünkü bölgeler arasında geçiş zonu bulunmaktadır. Örnek olarak bir bitki örtüsü ile iklim bölgeleri ya da yağış arasında net bir sınır yoktur. Bölgeler arasında geçiş yaparken sınırlarla beraber değişimler yavaş ve belirsizdir. Fakat havzalarda bir su bölümü çizgisi bulunmaktadır. Yani topografik anlamda bir sınır vardır. Bu sınır yüksek noktaların birleşimi olabileceği gibi bir dağ sınırı şeklinde de kullanılıyor olabilir. Havzalarına en genel özellikleri şu şekildedir;

  • Havzalar kendi içerisinde yüksek tepeli alanlar bulundurabilmektedir.
  • Havzalarda bir ya da birden çok alüvyal ova yer alabilir.
  • Havza tabanlarında küçük göller bulunabilir.
  • Havzanın en alçak bölgesinde genelde akarsu bulunur. Bu akarsuyun kolları da zemini zamanla yarmış olabilir.
  • Havzalar açık veya daha sonradan coğrafi şartlara bağlı olarak kapanmış olabilir.

Havzalar farklı şekillerde sınıflandırılmaktadır. Kapalı ve açık havza başta olmak üzere Tektonik kökenli havzalar, Sedimantasyon havzaları, maden havzaları, Jeomorfobik havzalar ve Hidrografik ya da Hidrolojik havzaları şeklinde sıralanan havzaların birbirinden farklı özellikleri bulunmaktadır.

Akarsu Havzası ve Çeşitleri

Akarsuyunu kollarıyla beraber kendi sularını toplandığı alana akarsu havzası adı verilir. Alanın büyüklüğü tamamen akarsuyun uzunluğuna ve yer şekillerine bağlıdır. Açık ve kapalı havza olarak iki farklı şekilde incelenen akarsu havzasıyla ilgili gerekli tanımlar aşağıda yapılmıştır.

Açık Havza

Bir akarsuyun topladığı suyu açık denize ulaştırması durumunda açık havzalar meydana gelmektedir. Karstik yapıda olmayan alanlar başta olmak üzere akarsu yönünde yüksek dağlar olmayan ve aşırı kurak iklim özelliği bulunmayan alanlar, genelde açık sulara ulaşabilmektedir. Ayrıca nemli bölgelerde ve deniz kıyısına yakın olan alanlarda da açık havza oluşmaktadır. Türkiye’deki açık havzalar ise şu şekildedir;

  • Yeşilırmak
  • Kızılırmak
  • Gediz
  • Büyük Menderes
  • Küçük Menderes
  • Meriç
  • Susurluk
  • Sakarya
  • Seyhan
  • Ceyhan
  • Hatay suları havzası
  • Fırat ve Dicle havzası
  • Aras
  • Çoruh
  • Göksu
  • Aksu

Kapalı Havza

Açık havzanın tam tersi olarak sularını denize ulaştıramayan havzalardır. Kapalı havzalar genelde sularını denize kadar ulaştıramaz ve bir süre sonra kurur. Ayrıca bu sular yer altına sızar ya da göle dökülür. Kapalı havzaların oluşmasında nem, sıcaklık ve yer şekilleri etkilidir. Akarsuyun aktığı alanın jeolojik yapısı ile beraber iklim ve yer şekilleri, akarsuların açık denizlere ulaşmasını engellemektedir. Sonuç olarak akarsudaki su kara içindeki bir gölete dökülebileceği gibi yer altına sızmaya başlar. Türkiye’deki kapalı havzalar;

  • Akarçay
  • Van Gölü
  • Tuz Gölü
  • Seyfe Gölü
  • Develi
  • Afyon Suları
  • Göller Yöresi
  • Tomarza
  • Acıgöl

Mikrohavza: Yüzey altı ya da yüzey akışlarla, göl, ırmak veya nehirleri besleyen en küçük hidrolojik birim olarak adlandırılan havzalardır.

Su Ayrım Hattı: Komşu havzaları birbirinden ayıran çizgidir. Bu hat dağların yüksek kesimlerinden geçer.

Alt Havza: Havzanın sularını denize boşaltan ana akarsuya bağlı olan, göl ya da küçük akarsular için su toplama alanına alt havza denir.

Hidrografik Havza: Bir akarsuyun tüm kollarıyla beraber yayılmış olduğu alanı ifade etmektedir. Ayrıca bir akarsu tarafından suları boşaltılmış olan alana da Hidrografik havza adı verilir. Bu havzalar genelde suların direne edildiği alanları kapsar. Yani su kütlesinin yağış alanıyla eş değerdir. Türkiye, Hidrografik havza bakımından 26 farklı su havzasına ayrılmıştır. Hidrografik havzalar bazen deniz ya da göl havzası olabilir. Tuz Gölü, Sakarya Nehri Havzası ve Akdeniz Havzası, Hidrografik havzaya örnektir. Kendi içinde daha küçük havzalara da ayrılabilen bu havzaların kendine has özellikleri vardır. Yukarı, orta ya da aşağı yönde olabileceği gibi farklı bir kola da ayrılabilir. Genelde bir akarsuyun yağış topladığı alanlar olan bu havzalar bazen küçük ölçekli olabilir.

Jeomorfolojik Havza: Tabanı alçak olan ve bu tabanı çevreleyen plato, tepe ve dağ gibi yüksek alanlarda oluşan havzalardır. Farklı bir tanıma göre yüksek plato ve dağların beraber oluşturduğu yeryüzü şekilleridir. Ülkemizde Ulaş, Konya, Ergene, Iğdır ve Kelkit havzaları, Jeomorfolojik havzalara örnektir. Bu havzaların genel özellikleri ise şu şekildedir;

  • Bu havzalar düz ya da düze yakın bir tabana sahiptir.
  • Tabanda yer alan düzlükler dar olabilir. Bazı durumlarda genişleyerek büyük bir ovayı oluşturabilir.
  • Jeomorfolojik havzalarda tepeler ya da yarılmış alanlar görülebilir.

Jeolojik Havza: Eski çukurluklar üzerine tortulanan ve geniş bir alana yayılan havzalardır. Bu havzaların çevresinde birçok yükselti bulunur. Ülkemizde Doğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi arasında kalan Uzunyayla, Jeolojik havza örnekleri arasındadır. Bir diğer tanıma göre Jeolojik havza, genç kayaçların bulunduğu ve kenarlarında yaşlı kayaçların yer aldığı alanlardır.

Türkiye’deki Açık Havzalar

Türkiye’de oldukça geniş alan kaplayan havzalar mevcuttur. Akarsuların suyunu boşalttığı alan havza olarak adlandırılır. Akarsular topladığı suyu açık denizlere ulaştırabiliyorsa, açık havza ismini alır. Aşağıda, bölge bölge incelenen ve detaylı özellikleri de sunulan açık havza bilgilerini takip edebilirsiniz.

Bu yazımızı da okuyabilirsiniz:  Oryantasyon Nedir?

Karadeniz akarsu havzaları, oldukça geniş bir coğrafyaya yayılmış ve açık havzaları oluşturmuştur. Yeşilırmak, Kızılırmak, Çoruh, Bartın Çayı, Filyos, ve Sakarya, bu bölgedeki açık havzalardır.

Yeşilırmak: Kaynağını Doğu Karadeniz Dağları’ndan alan Yeşilırmak, batıya doğru akışını sürdürmektedir. Ayrıca Tokat’ın Erbaa Ovası’ndan sonra kuzeye yönelmekte ve Çarşamba delta ovasıyla beraber denize ulaşmaktadır.

Çoruh: Doğu Karadeniz’in Mescit Dağları’ndan doğan Çoruh nehri, dağların uzanış şeklinden ötürü doğuya doğru akmaktadır. Ayrıca Türkiye sınırları dışında olan Gürcistan’dan denize dökülür. Bu akarsuda enerji potansiyelinin yüksek olması, birçok barajın inşa edilmesini sağlamıştır.

Kızılırmak: Orta Anadolu bölgesindeki Kızıldağ’dan kaynağını alan Kızılırmak, yay şeklinde kuzeye doğru akışını sürdürmektedir. Bafra Deltası’nı Gökırmak ve Devrez kollarıyla oluşturmuştur. Kızılırmak ayrıca 1355 kilometre uzunluğu ile Türkiye’nin en uzun akarsuyu unvanına sahiptir.

Filyos: Bolu’da bulunan Aladağlardan kaynağını alan Filyos diğer adıyla Yenice, Zonguldak’tan denize dökülmektedir.

Bartın Çayı: Kaynağını Karabük’ten alan Bartın Çayı, Bartın’dan denize dökülür.

Sakarya: Kaynağını Afyon ilinin kuzeyinde bulunan Emirdağ’dan alan Sakarya nehri, kuzeye doğru ilerlemektedir. Ankara ve Porsuk çaylarıyla birleştikten sonra Adapazarı Ovası’na geçer ve Sakarya Deltası’nı oluşturarak Karadeniz’e dökülür.

Sıralanan bu açık havzalar, Karadeniz’e dökülen nehirlerdir. Marmara akarsu havzasına bakıldığında sadece Susurluk nehrinin olduğu görülür. Marmara Denizi’ne dökülen en büyük akarsu olan Susurluk, Simav ve Nilüfer Çayı ile birleşmektedir. Bölgedeki küçük havzalar ise Gönen ve Biga çaylarıdır.

Ege Bölgesi’nde bulunan açık havzalar Gediz, Küçük Menderes, Meriç ve Ergene ile Büyük Menderes’ten oluşmaktadır.

Gediz: Kaynağını İç Batı Anadolu’da bulunan Murat Dağları’ndan alan Gediz, Foça’nın güneyinden denize dökülmektedir.

Meriç ve Ergene: Kaynağını Bulgaristan’dan alan Meriç nehri, Edirne’deki Tunca nehriyle birleşmektedir. Daha sonra Ergene koluyla beraber Meriç deltasını oluşturur ve ardından Ege Denizi’ne dökülür.

Büyük Menderes: İç Batı Anadolu eşiği ve Menteşe yöresinden kaynağını alan Büyük Menderes, batıya doğru menderesler oluşturmaktadır. Ayrıca bu bölgede verimli tarım alanları bulunur.

Küçük Menderes: Batıya doğru ilerleyen Küçük Menderes, kaynağını Bozdağlardan almaktadır. Büyük Menderes gibi Ege’ye dökülür.

Açık havzalar Karadeniz’den sonra Akdeniz Bölgesi’nde de büyük bir alana sahiptir. Akdeniz havzaları Eşen, Dalaman, Aksu, Manavgat, Köprüçay, Göksu, Asi, Ceyhan ve Seyhan ile Tarsus nehirlerinden oluşmaktadır.

Seyhan: Akdeniz’e dökülen en büyük ırmaktır. İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan Uzunyayla Platosundan kaynağını alan bu ırmak güneye doğru ilerler ve Çukurova deltasını oluşturur.

Ceyhan: Seyhandan sonraki en büyük ikinci ırmaktır. Elbistan’ın kuzeyinde bulunan dağlardan kaynağını alır. Seyhan gibi Çukurova deltasını oluşturur.

Göksu: Taşeli platosunu oluşturan ırmaktır. Toros dağları boyunca derin bir kanyondan akmaya devam eder. Silifke delta ovasını oluşturur.

Tarsus: Mersinden denize ulaşan Tarsus ırmağı kaynağını Bolkar Dağları’ndan almaktadır.

Asi: Asi nehrinin kaynağı Lübnan topraklarındadır. Kuzeye doğru ilerler ve Hatay’da yay çizerek Akdeniz’e dökülür.

Köprüçay: Kaynağını Dedegöl Dağları’ndan almaktadır. Derin bir vadiden oldukça hızlı bir şekilde akar. Akış yönü güneye doğrudur.

Manavgat: Kaynağını Batı Toroslardan alır. Antalya bölgesindeki en büyük akarsudur.

Dalaman: Rafting sporu için önemli bir potansiyele sahip olan Dalaman, kendi kıyıları üzerinden denize ulaşmaktadır.

Aksu: Davras Dağı’ndan kaynağını alan Aksu çayı, güneye doğru akar. Eğirdir Gölü’nün kol sularıyla birleştikten sonra Aksu Ovası’na ulaşır ve oradan da denize dökülür.

Eşen: Diğer adı Kocaçay olan Eşen çayı, Ege ve Akdeniz’i birbirinden ayırmaktadır. Kaynağını Kızılcadağ’dan alır.

Türkiye’de Basra ve Hazar havzaları da bulunmaktadır. Basra havzaları Fırat ve Dicle akarsularından oluşur. Hazar havzaları ise Aras ve Kura nehirlerinden meydana gelmektedir.

Türkiye’deki Kapalı Havzalar

Nem, sıcaklık ve yer şekillerinin etkisiyle oluşan kapalı havzalarda akarsular denize ulaşmaz. Bu durum sonucunda göle dökülen kapalı havzalar bazen de yer altına sızmaktadır. Kurak bir alanı geçerken ise akış kesilir. Türkiye’deki kapalı havzalar Konya, Tuz Gölü, Burdur, Acıgöl, Van Gölü ve Akşehir – Eber kapalı havzaları şeklinde sıralanmaktadır.

Tuz Gölü Kapalı Havzası: Tuz Gölü’nün çevresinde bulunan akarsuların meydana getirdiği havzadır. Melendiz ve Ermenek akarsuları, bölgedeki önemli iki akarsudur. Tuzlu kayaçlardan oluşmakla beraber aktıkları alandaki tuzu de bünyelerine alırlar ve bu sayede göle ulaşırlar.

Burdur Kapalı Havzası: Küçük akarsulardan oluşan Burdur kapalı havzası, tektonik bir özelliğe sahiptir.

Konya Kapalı Havzası: Toros Dağları ile Obruk Platosunun kuzeyinden gelen sular, Konya kapalı havzasını oluşturmaktadır.

Acıgöl Kapalı Havzası: Acıgöl’e ulaşan akarsu sayısı çok azdır. Ayrıca bu bölgede buharlaşma fazladır.

Eber – Akşehir Kapalı Havzası: Küçük akarsulardan oluşan Eber – Akşehir kapalı havzasının, Konya ve Afyon’a sınırı vardır.

Van Gölü Kapalı Havzası: Van Gölü, tektonik kökenli Nemrut Dağı’ndan çıkan lavların tıkanması sonucunda oluşmuştur. Ayrıca gölün suyu sodalıdır.

Havza Yönetimi Nedir?

Havzadaki biyolojik çeşitlilik, toprak, su ve farklı doğal kaynakların toplumun yararı için sürdürülebilir olarak kullanımına havza yönetimi denir. Havza yönetimi ayrıca herhangi bir havzanın sınırları içinde bulunan bitki örtüsü, su, toprak ve bu faktörleri etkileyen insan faaliyetlerinin beraber ele alındığı kaynak yönetimi olarak da adlandırılır. Tanımdan yola çıkılarak havza yönetimi konusunda ilerleme yaşandığı söylenebilir. Öte yandan havza yönetimi doğal kaynakların sürdürülebilir olmasının yanında disiplinli, birçok kurumun katıldığı ve koordine bir şekilde yürütülen işlemler bütünüdür.

Günümüz arazi kullanımlarında uyuşmazlıklar ortaya çıkabilir. Bu tür durumlarda havzalardaki stratejik planlamaların tamamı göz önünde bulundurulmalıdır. Planlamada yer alabilecek sektörler gerekli çalışmaları yaparak görev üstlenmek durumundadır. O halde bir havza yönetim planının yapım aşamasında aşağıdaki özelliklere ön plana çıkarılmalıdır;

  • Amaçların gerçekleşmesi adına strateji belirleme
  • Kültürel, çevresel, ekonomik ve sosyal amaçları belirleme
  • Riskleri kabul edebilen ve belirsizlikleri de görebilen esnek bir yaklaşım sürecine dahil olma

Havza yönetimindeki planlamanın başarılı olması için bazı koşullara da dikkat edilmelidir. Bu koşullar genelde ortam koşullarıdır ve şu şekilde sıralanabilir;

  • Karşılıklı güven faktörü
  • Ayrıntılı planlama
  • Planlamaya katılım
  • Yönetime destek sağlama ve özveri
  • Profesyonel ve tarafsız uzmanların katılımı
  • Yeterli bir plan yapabilme
  • Planı başarıyla uygulayabilme

Havza yönetiminde ele alınan konular; Ülkenin arazi ve toprak kaynaklarının korunması, geliştirilmesi, sınıflandırılması, belirlenmesi, tahsisi ve uygun kullanımının teşvik edilmesi şeklinde sıralanmaktadır.

Havza yönetiminde entegre havza yönetim süreci de çok önemlidir. Tanım olarak entegre havza yönetimi, havzalardaki su kaynaklarının, havza kapsamında ele alındığı bir planlama biçimidir. Türkiye’de kısıtlı olan su kaynaklarının mantıklı bir şekilde kullanılması amacıyla bu yönetim şeklinin devreye alınması önemlidir. Ayrıca bu yönetim, tüm dünyada su kaynaklarının planlanmasında yeni bir yaklaşımdır. Entegre havza yönetiminin genel özellikleri;

  • Toplumun her kesimine hitap eder.
  • İlgili havzada meydana gelen sorunları ve bu sorunların nedenleriyle ilgilenir.
  • Sosyal bütünlük alanı geniştir.
  • Toplumun tamamen bu hedeflere yönelik eğitilmesini amaçlar.
  • Sürdürülebilir kalkınmayı uzun vadede amaçlar.
  • Gelecek zamanlardaki sorunlar ve beklentiler üzerine çalışmalar gerçekleştirir.
  • Havzalarda yaşanan taşkın ve su temininin yanı sıra suyun kalitesi ve miktarıyla da ilgilenir.
  • Devletim tüm kurumları arasında koordinasyonu sağlar.

Bir önceki yazımız olan Varoluşçuluk Nedir? başlıklı makalemizde varoluşçuluk hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yap
Bu içeriğe tepkini emoji ile bildir?

Yazar Hakkında

İnternetteki bilgi kirliliğine ve spam yazılara tepki olarak "Türkiye'nin net bilgi kaynağı" O Nedir Net'i kurdu. Bilgiyi paylaşmak ve insanlara faydalı olmak dışında hiçbir gayesi yoktur.

Yorum Yap