İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Yaşam
  3. İslam Nedir? 

İslam Nedir? 

islam nedir

Allah tarafından son peygamber Hz. Muhammed aracılığıyla tüm insanlığa gönderilen dine İslam denir. İslam’ın yeryüzüne gelmesiyle beraber diğer dinlerin hükmü tamamen sona ermiştir. Bu dini kabul eden kişiler Müslüman denir ve İslam, Allah katında en mükemmel ve en son din olarak kabul edilmiştir.

İslam Kelime Anlamı

Müslümanlık. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

İslamiyet’ten Önceki Yaşam Tarzı

İslamiyet’ten önceki Arapların dini inanış ve sosyal yaşamları çok farklıdır. Öncelikle dini inanışları ele alındığı zaman puta tapınmanın olduğu görülmektedir. Her sene hac mevsiminde Kâbe’deki putlara tapan Arapların yanı sıra Hristiyan ve Museviler de aynı dini inanca sahip olarak yaşamıştır.

Sosyal yaşama bakıldığında Arapların kabileler halinde yaşadığı bilinmektedir. Köy ve şehirlerde oturan insanlar ticaret ve tarımla, göçebeler ise hayvancılıkla uğraşırdı. Bu dönemdeki en büyük sorun, kız çocuklarının aşağılanması ve öldürülmesiydi. Ayrıca kölelerin de sosyal yaşamda hiçbir hakkı bulunmamaktaydı.

İslamiyet’in Doğuşu

Son peygamber Hz. Muhammed, 571 yılında Mekke’de doğmuştur. 610 yılında ise ilk vahiy gelmiş ve peygamber olmuştur. Son gelen İslam dinini yaymaya başlayan Hz. Muhammed ile beraber ilk süreçlerde gizlice yürütülen yayma çalışmaları devam etmiş ancak daha sonra bu durum açık bir şekilde sürdürülmüştür.

İslamiyet’e ilk karşı çıkanlar Mekkeliler olmuştur. Putperest olarak yaşayan Mekkeliler ayrıca kölelik sisteminin İslam ile beraber kalkacağından dolayı bu dini kabul etmemişlerdir. Mekkelilerin İslam dinine karşı çıkmalarının en önemli nedeni, kabilecilik anlayışıyla beraber siyasi ve ekonomik anlamda kayıp yaşayacaklarını düşünmeleridir.

İslamiyet’in Yayılışı

İslamiyet’in yayılışında ‘Hicret’ olayının önemi büyüktür. Hicret olayı, Medinelilerin çağrısı üzerine Hz. Muhammed’in beraberindeki Müslümanlarla birlikte Medine’ye göç etmesidir. Hicret’in önemli sonuçları da vardır. Bu sonuçlar;

  • Medine, tarihi anlamda önem kazanmıştır.
  • Mekkelilerin baskı ve eziyetlerinden kurtulan Müslümanlar, burada çok daha rahat bir yaşam olanağı bulmuştur.
  • İslam dini, Hicret olayı sayesinde daha rahat bir şekilde yayılmaya başlamıştır.
  • Hicret olayı ile beraber İslam Devletlerinin temelleri atılmıştır.

İslamiyet’in yayılmasında Hz. Muhammed’in katıldığı pek çok savaş da etkili olmuştur. Bu anlamda ilk olarak Bedir Savaşı, Müslümanların önemli ganimetlere sahip olmasında ve İslam’ın güçlenmesinde önemli bir yere sahiptir. Uhud Savaşı’nda ise yine Mekkeliler Medinelilere saldırmış ve bir tehlike olarak gördükleri İslam’ı ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. Ancak bu savaşta da Mekkeliler başarılı olamamıştır. En önemli savaşlardan olan Hendek Savaşı’nda ise Mekkeliler büyük bir Medine savunması ile karşılaşmış ve savaştan yenilgi ile ayrılmışlardır.

Bu üç savaş dışında Mekke’de Müslüman sayısının artmasını sağlayan Hudeybiye Barışı çok önemli bir özelliğe sahiptir. Hac yapmak için Mekke’ye hareket eden Hz. Muhammed, bölgeye vardıktan sonra amaçlarının savaşmak olmadığını belirtmesi üzerine karşılıklı görüşmeler yapılmış ve Hudeybiye Barış Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmada şu maddeler yer almıştır;

  • Bu barış süreci 10 yıl boyunca geçerli olacaktır.
  • Kureyşlilerden Müslümanlığı kabul eden ve reşit olmayanlar Medine’ye alınmayacak.
  • Müslüman tebaa, antlaşmanın imzalandığı yıl içinde Kâbe’yi ziyaret edemeyecek.

Antlaşmanın maddelerine bakıldığında Müslümanlar aleyhine yaşanan durumların olduğu görülmektedir. Fakat Mekkeliler bu antlaşmayı imzalayarak Müslümanları siyasal anlamda bir güç olarak kabul etmişlerdir. Ayrıca Mekkelilerin bu barış ortamında İslamiyet’le tanışması ve İslam’ı kabul etmeleri sağlanmıştır.

630 yılında gerçekleştirilen Mekke’nin fethi ile beraber İslamiyet ciddi anlamda yayılmış ve bununla beraber Müslümanların ekonomik gücü artmaya başlamıştır.

İslam Dışındaki Dinler Neden Geçerliliğini Yitirmiştir?

Tarihsel süreç boyunca insanlara farklı peygamber ve dinler gönderilmiştir. İslam dini ise son peygamber Hz. Muhammed ile gelmiş ve diğer dinlerin hükmü sona ermiştir. Bu konuyu bir örnek vererek destekleyecek olursak, yeni çıkan bir kanunun eski kanunları devre dışı bırakması durumu, İslam dışındaki dinler için de geçerli bir örnektir.

İslam’dan önceki dinler sadece belirli bir zaman ve o dönemde yaşayan insanlara hitap etmiştir. Ancak İslam dini yeryüzünde yaşayan tüm insanlar için indirilmiştir. Bununla beraber eski dinler, kendi tarihsel zamanlarında yaşayan insanları muhatap almıştır. Yani İslamiyet gelmeden önce yaşayan insanların mizaçlarını kapsayan bilgi ve öğütlerden oluşmaktaydı.

Bu yazımızı da okuyabilirsiniz:  Küspe Nedir?

Bu bilgilere ek olarak İslamiyet’ten önceki zamanlarda haberleşme, ulaşım, ilim ve medeniyet gibi konularda gelişim sağlanamamış ve insanlar çok farklı kültürlerle beraber yaşamaktaydı. Bu nedenlerden ötürü farklı bir dinin oluşması zorunlu hale gelmiş ve Allah tarafından son din olan İslam yeryüzüne indirilmiştir. Hristiyanlık ve Musevilik gibi dinler zamanla batıl inançlarla iç içe girmiştir. Tevhit inancının kaybolmasıyla beraber yeni ve son bir dinin gerekli olduğu görülmektedir.

İslam Dininin Özellikleri

İslam’ı diğer dinlerden ayıran birçok özellik bulunmaktadır. Bunlar;

  • Her çağa ve insana hitap etmesi
  • İnsanlığın tüm ihtiyaçlarına cevap vermesi
  • Kolaylık dini olması
  • Hükümlerinin makul olması
  • İnsanlar arasında her anlamda eşitliği sağlaması
  • Ahlak ve fazilet dini olması şeklinde sıralanmaktadır.

İslam dininde aşırılık yoktur. Bununla beraber her ihtiyaca cevap vermesi ve dinin hükümlerinin insan yaratılışına uygun olması nedeniyle tarihten günümüze kadar milyonlarca kişinin inandığı bir din olma özelliğini korumaktadır. Diğer dinler bugüne kadar sürekli değişerek gelmiş ancak İslam dininin değişmez esasları olduğu için indirildiği günden günümüze kadar korunarak gelmiştir.

İslam’ın Şartları Nelerdir?

İslam’ın şartları;

  • Kelime-i Şehadet getirmek
  • Namaz kılmak
  • Oruç tutmak
  • Zekât vermek
  • Hacca gitmek şeklindedir.

Kelime-i Şehadet Getirmek: Kelime-i şehadet; ‘Eşhedü enla ilahae illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü’ şeklinde okunur. Kelime anlamı ise şu şekildedir; ‘Şehadet ederim ki, Allah’tan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (SAV), onun kulu ve resulüdür’

Namaz Kılmak: İslam’ın şartlarından ikincisi olan namaz kılmak, ergenlik çağına girmiş olan her Müslüman için farz kılınmıştır. Ayrıca kıyamette ilk sorulan sorunun namaz olacağı bildirilmiştir. Bu yüzden namaz için ‘dinin direği’ ifadesi kullanılmaktadır.

Oruç Tutmak: Müslümanlar her yılın Ramazan ayında 30 gün oruç tutmaktadır. Nefsi terbiye etmek için farz kılınan oruç aynı zamanda insanları kötülüklerden korumak ve yoksul insanların halinden anlamak için emredilmiştir.

Zekât Vermek: Maddi anlamda durumu iyi olan Müslümanların yoksullara verdiği sadakaya zekât adı verilmektedir.

Hacca Gitmek: Müslümanların Kurban Bayramı sırasında Mekke’de olmaları ve burada farz olan birtakım ibadetlerini yapmaları için hac ziyareti, İslam’ın şartları arasındadır.

İslam Dininin İnanç Esasları Nelerdir?

İslam’ın bazı inanç esasları bulunmaktadır. Bu esasların tamamına ya da herhangi birine iman etmeyenler, Müslüman olamaz. İmanın şartları olarak da bilinen bu esaslar, açıklamalarıyla birlikte aşağıdaki gibi tanımlanmaktadır.

Allah’a İman Etmek: Allah’ın tek ve bir olduğuna, eşi ve benzerinin olmadığına inanmaktır. Aynı zamanda tevhit akidesi olarak da adlandırılan Allah iman, kelime-i şahadet okuyarak dile getirilmektedir.

Kitaplara İman Etmek: Allah’ın indirdiği tüm kitaplara iman etmektir. Bu kitaplardaki öğretilerin sadece Allah tarafından indirildiğine iman etmek gerekir. Fakat ilahi kitapların bazıları günümüze kadar doğru bir şekilde ulaşamamıştır. Değişmeyen tek kitap ise İslam dininin kutsal kitabı, Kur-an’ı Kerimdir.

Meleklere İman Etmek: Meleklere iman etmek, imanın şartları arasındadır. Ruhani varlıklar olan melekler, insanlara ait olan herhangi bir özelliğe sahip değildir. Gözle de görülmezler.

Peygamberlere İman Etmek: İman esaslarından olan peygamberlere iman etmek, Allah tarafından gönderilen peygamberleri tanımak ve onların sünnetin göre yaşamayı emreder.

Ahiret Gününe İman Etmek: Kıyametin kopması için Hz. İsrafil tarafından Sura üflendikten sonra ahiret günü esasları geçerli olacaktır. Kıyamet gününe inanmak aynı zamanda ahiret gününe inanmak anlamına gelir.

Kader ve Kazaya İman Etmek: Kader inancı, Allah’ın ezel zamandan ebedi zamana kadar yaşanacak olan her olayın tüm niteliklerini bilmesi ve insanlar için takdir etmesidir. Kaza ise, ezel zamanda takdir edilen şeylerin yine Allah’ın takdirine göre yaşanmaya başlanmasıdır.

Bir önceki yazımız olan Kozmopolit Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.


Yorum Yap

Yazar Hakkında

İnternetteki bilgi kirliliğine ve spam yazılara tepki olarak "Türkiye'nin net bilgi kaynağı" O Nedir Net'i kurdu. Bilgiyi paylaşmak ve insanlara faydalı olmak dışında hiçbir gayesi yoktur.

Yorum Yap