İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sosyal
  3. İstiare Nedir?

İstiare Nedir?

İstiare Nedir?
İçeriğimize oy verebilirsiniz.

İstiare Nedir: Edebiyatta benzetme sanatına verilen isim olan istiare, benzeyen ya da kendisine benzetilen öğelerden birinin kullanılmasıyla yapılır. Diğer bir ifadeyle istiare, herhangi bir sözün sadece benzetme amacı güdülerek farklı bir söz yerine kullanılmasıdır. Bu benzetmede aslında aralarında benzerlik olan iki kelime kullanılır ve bu kelimelerden biri farklı bir anlamı ifade eder.

İstiare Kelime Anlamı

İsim olarak istiare: Ödünçleme, ödünç, borç ya da eğreti alma.

Edebi terim olarak istiare: Bir şeyi anlatmak için ona benzetilen farklı bir şeyin adını eğreti olarak kullanma, eğretileme.

Örnek Cümle: “Dili, üslubu, istiareleri, hayalleri herkesinkinden ayrı olan bu eserin mevzusunu bile başkalarınınkine benzetmedi.” – A.H. Çelebi (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

İstiare Öğeleri

Eğretilemenin 5 farklı öğesi vardır. Eğreti, eğretilik, eğretili, ipucu ve engelleyici ipucu olarak sınıflandırılan bu öğeler için farklı tanımlar vardır. İlk olarak eğretiye baktığımızda bu terimin, eğretilemede asıl kelimenin yerine kullanılan sözcük olduğunu söyleyebiliriz. Diğer terimlerle ilgili bilgiler aşağıdaki gibidir;

  • Eğretilik: İstiarede, eğretinin temeli olan sözdür.
  • Eğretili: İstiarede herhangi bir benzetme ilgisi kurabilmek için farklı bir kelimeyle anlatılan nesne. Aynı zamanda benzetmelik durumunda olan sözcük.
  • İpucu: Cümlede bir istiare ayırtısının olduğunu belirtmeye yarayan kelime.
  • Engelleyici ipucu: İstiarede, farklı anlamlara kaymayı engelleyen kelimedir. Bu sayede kullanılan kelimenin gerçek anlama kayması engellenir.

İstiare, iki farklı şekilde incelenir. Açık ve kapalı oluşuna göre incelenen eğretileme için şu tanımlar yapılmaktadır.

  • Açık İstiare: Herhangi bir varlığın, kendi ismiyle değil, farklı bir özelliği bakımından benzetildiği cismin ya da nesnenin ismiyle anılmasıdır. Temel olarak kendisine benzetilenin anlamında kalır.
  • Kapalı İstiare: Bu istiare, benzetilenin anlatımda kalması ve benzetmeliğin düşmesi ile beraber cümlenin kısalması amacıyla kullanılır.

İstiarede, benzetilen sözcüklerin sayısına göre 3 tür eğretileme vardır. Teklik, bileşik ve yaygın eğretileme olarak bilinen bu türler, şu şekilde tanımlanmaktadır;

  • Teklik eğretileme: Tek bir kelimeyle meydana gelen eğretileme
  • Bileşik eğretileme: Birden fazla kelimeyle yapılan eğretileme
  • Yaygın eğretileme: Bileşik eğretileme ile aynı şekilde kullanılır.
Bu Yazımızıda Okuyabilirsiniz:  Pozitivist Paradigma ve Özellikleri Nelerdir?

Sözcük türlerine göre temel ve uydu eğretileme olarak 2 farklı şekilde incelenen istiare için şu tanımlar yapılmaktadır;

  • Uydu eğretileme: Benzetilenlerin fiil ya da fiilimsi bir kelime olduğu benzetmelerdir.
  • Temel eğretileme: Benzetilenlerin isim soylu bir sözcük olduğu eğretileme çeşididir.

Açık eğretileme yönteminde, engelleyici ipucunun olup olmadığına göre de inceleme yapılmaktadır. Bu anlamda yalın, salt, imgeletici ve pekitli eğretileme yöntemlerinden yararlanılır.

  • Yalın eğretileme: Benzetilen için, engelleyici bir ipucunun yer aldığı eğretilemedir.
    Örnek: Yakınımda silahlı bir kaplan var.
  • Salt eğretileme: Anlatımlarda engelleyici ipucunun olmadığı eğretileme çeşididir.
    Örnek: Yanımda kaplan var.
  • Pekitli eğretileme: Benzetilenin pekiştirici kelimelerle nitelendiği eğretilemedir.
    Örnek: Yanımda pençesi çok güçlü bir kaplan var.
  • İmgeletici eğretileme: İçeriğinde ipucu olan kapalı eğretilemelerdir.
    Örnek: Zavallı kuş, dertli dertli ötmeye devam ediyordu.

Anlaşılma derecesine göre 2 farklı şekilde incelenen eğretilemede şu terimler vardır;

  • Seçkinsel eğretileme: Sadece seçkinlerin anlayabileceği eğretileme çeşididir.
  • Saçık eğretileme: Herkesin rahatlıkla yapabileceği eğretileme yöntemidir.

İstiareler genel olarak 3 farklı özelliğe sahiptir. Öncelikle benzetme amacı bulunmakla beraber sözcükler daha çok mecaz anlam taşır. Ayrıca sözcüklerin asıl anlamda kullanılmasını önleyen birtakım engeller bulunmaktadır. Bu konuyla ilgili bir örnek verecek olursak; ‘Soğuk ay öptü, beyaz ensesini’. Bu dizede;

  • Ay, canlı bir varlığa benzetilmiş ve öpmek fiili ile beraber kullanılmıştır.
  • Öpmek sözcüğü, gerçek anlamının dışında kullanılmıştır ve mecaz anlamlıdır.
  • Fiilin gerçek anlamda kullanılması olanaksızdır çünkü ayın dudağı bulunmaz ve cansız olma durumu, dudağının olmasına engeldir.

Bir önceki yazımız olan Budizm Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap