İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Sosyal
  3. Laz Nedir?

Laz Nedir?

Laz Nedir?

Laz Nedir: Karadeniz Bölgesi’nin güneydoğu bölgesinde yaşayan Güney Kafkasyalı topluluğa Laz denir. Laz ismiyle ilgili olarak çok eski tarihlerden günümüze kadar birçok kaynakta farklı bilgilere ulaşılmaktadır. Bununla beraber Hristiyanlığın ilk dönemlerine kadar Laz adına rastlanılmaktadır.

Laz Kelime Anlamı

Güney Kafkasyalı bir halk ya da bu halktan olan kimse. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Lazların Tarihi Geçmişi

Lazların tarihteki en eski ismine Urartu döneminde rastlanılmaktadır. ‘Kolhi’ olan bu en eski isim, milattan önce 764 yılında II Sarduri (Urartu Kralı) dönemine ait olan bir kitabede geçmektedir. Bu kitabede Sarduri seferleri anlatılmış ve kuzey bölgedeki ‘Kulha’ halkından bahsedilmiştir. Urartu dili üzerine araştırma yapan pek çok tarihçi bu bölgenin Doğu Karadeniz’deki ‘Kolha’ bölgesi olduğunu aktarmıştır.

Milattan önce 150 ile milattan sonra 600 yılları arasında Lazların Lazika krallığını kurdukları bilinmektedir. Milattan sonra 456 yılında ise Romalılar bölgeyi ele geçirmiştir. Yunan tarihçi Prokopius’un notları, bölge halkıyla ilgili pek çok bilgi vermektedir.

Lazlar, Bizans ve Persler arasında devam eden mücadelelerden yıpranarak güneye doğru hareket etmişlerdir. Ayrıca milattan sonra 7. yüzyılda Lazika bölgesi Araplar tarafından işgal edilmiştir. 1204 yılında Latinlerin Konstantinopolis’i işgal etmeleriyle beraber Bizans kralı Trabzon bölgesine kaçarak yeni bir devlet kurmuştur. Burada yaşanan iktidar mücadelesinde Lazlar ve Yunanlıların sürekli söz sahibi olmak istedikleri görülür. Yaşanan tüm bu mücadeleler sonrasında Gürcü kraliçesinin desteğini alan Lazlar, Rize çevresinde ‘Büyük Laz Ülkesi Eyaleti’ni kurmuştur.

Laz Etimolojisine Genel Bakış

Laz kelimesi ilk olarak, Romalı yazar Plinius’un ‘Naturalis Historia’ isimli eserinde geçmiştir. Bu eserde Lazlık, birden çok Kolhis kabilesi olarak adlandırılmıştır. Bölgedeki farklı Kolhis kabileleri çoğu zaman Lazlarla karıştırılmış olsa da 7. yüzyıldan sonra birtakım kelimeler birleşerek ‘Laz’ sözcüğünü oluşturmuş ve artık bu toplumları ifade etmek için kullanılmaya başlanmıştır.

Lazların ataları kabul edilen Kolhi kabileleri, yaşadıkları coğrafyaya ‘Kolheti’ adını vermiştir. Bununla beraber Tzani-Çani gibi kelimeler de Gürcü ve Yunan kaynaklarında geçmektedir. Bu kelimeler Bizans kültürüyle yaşayan Lazları ifade etmek için kullanılmıştır. Ayrıca tarih araştırmalarında Tzannoi-Tizani ve Tsannoi-Tsani gibi kelimelerin karşılığı olan halkların Kolhis kavimleri olduğu ispatlanmıştır.

Lazların Din Anlayışı

Milattan sonra 6. yüzyıla kadar Paganist olarak yaşayan Lazlar daha sonra Laz Kralı’nın Hristiyanlığa daveti nedeniyle Ortodoks olarak yaşamaya başlamıştır. Osmanlı himayesiyle beraber İslam dinine geçiş süreci başlatan Lazlar daha sonra Hanefi mezhebini tercih etmiş ve Sünni Müslüman olarak yaşamaya devam etmiştir.

Laz toplumu İslam’ı kabul etmeden önce evrenin; gökyüzü, yeryüzü ve yerin altı olarak üç farklı gruptan meydana geldiğini savunmuştur. Hristiyanlıktaki rütbelere göre yaşamaya devam eden bu toplum 18. yüzyılda ise kültürel olarak ciddi bir değişime uğramıştır. Bu nedenle Müslümanlık kısa sürede kabul edilmiş ve İslam’ın geleneklerine göre yaşamayı kabul etmişlerdir.

Osmanlı Devleti’nde Lazlar

Lazlar, tarihsel süreç boyunca Bizanslarla sürekli mücadele içinde olmuştur. Fakat 1453 yılında İstanbul’un fetih edilmesiyle beraber bu mücadele sona ermiştir. Osmanlı Padişahı II. Mehmet Doğu Karadeniz bölgesinde yaşayan Abaza, Laz ve Gürcüleri yönetimi altına almaya başladıktan sonra bölgedeki Lazların etkinliği de artmaya başlamıştır. Bu sürecin ardından Lazlar, Trabzon İmparatorluğu yönetiminin altında yaşamaya başlamıştır.

Trabzon’un 1519 yılında bir eyalet haline getirilmesiyle beraber Lazistan merkezi olarak ‘Gönye’ kabul edilmiştir. Evliya Çelebi de 1640 yılında bölgede dolaşmış ve bu eyalette beş farklı sancağın olduğunu belirtmiştir. Bu sancaklar arasında Trabzon, Canik, Gönye, Yukarı ve Aşağı Batumi isimlerini sıralamıştır. 1877 yılında başlayan Osmanlı-Rus savaşlarından dolayı Gönye’de olan Lazistan sancağı Rize’ye taşınmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nde Lazlar

Osmanlı Rus savaşının ardından Batumi bölgesinin Ruslar tarafından işgal edilmesi, Lazların Osmanlı topraklarına göç etmesine neden olmuştur. Ayrıca bu savaşta birçok Laz topluluğu gönüllü olarak Ruslara karşı savaşmıştır. 1921 yılında imzalanan Moskova Antlaşmasıyla beraber Müslüman Lazların büyük bir kısmı Türkiye’ye göç etmiş ve burada yaşamaya başlamıştır.

Kurtuluş Savaşı’nda Lazların önemli başarıları olmuştur. Küçük kayıklarla denizcilik faaliyetleri yapan bu toplum, Batumi’den Samsun’a silah ve mühimmat taşıyıcılığı yapmıştır. Bu sayede Cumhuriyet’in kurulmasında Lazların önemli bir yere sahip olduğu kabul edilmektedir.

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. Ben de bir lazım iyi ki lazım diyorum her seferinde yani dünyaya bir kere daha gelsem laz olmak isterdim çok iyi ve neşeli insanlarız 🙂