İlginizi Çekebilir
Deizm nedir ne demektir
  1. Ana Sayfa
  2. Sosyal
  3. Mezopotamya Uygarlıklarında Yazı ve Dil

Mezopotamya Uygarlıklarında Yazı ve Dil

mezopotamyada yazı

Soyut bilim kavramının yayılmasında ve gelişmesinde yazının icadı oldukça etkili olmuştur. Eski tarihlerde yaşayan insanlar tabletlere yazı yazabilmek için özel işaretler icat etmiş ve dilin gelişimini sağlamıştır. Bu süreci başlatan ilk topluluğun Sümerler olduğu tahmin edilir. En eski kayıtların Sümer topluluklarının rahipleri tarafından tutulan kaynaklar olduğu bilinir. Söz konusu tabletler, tapınaklarda yapılan hesaplamaları içermekle beraber bir çeşit makbuz olarak nitelendirilmiştir. Çin yazısına benzer özellikte olan bu tablet yazıları genelde resim ve yazılardan oluşmaktadır. Tabletlerdeki nesneler konuşmalı temsil etmekle beraber pek çok sembolde de nesnelere önem verilmiştir.

Sümerler sembol ve resimlerin kullanım alanlarının sınırlı olduğunu anlayınca kelime hazinesini çoğaltmak amacıyla farklı semboller geliştirmeye başlamıştır. Fazladan çizgilerle ilave edilen semboller sayesinde 2000’den fazla işaretin ortaya çıktığı bilinmektedir. Ancak Orta Krallık Dönemi’ndeki Mısır’da sadece 732 farklı işaret bulunmuştur. Yazının Mezopotamya’da bu şekilde kullanılmaya başlanması ile eş sesli anlamlar da ortaya çıkmıştır. Bulunan sembollerin ifade alanı artarken aynı şekilde cisimlerle ilgili yeni anlamlar da araştırılmaya başlanmıştır.

Mezopotamya’ya göç eden kavimler sürekli uygarlık kurmak yerine bölgedeki yaşam tarzını benimsemeye çalışmıştır. Bu nedenle ilk süreçte resimli anlatım kullanılmış daha sonra ise çivi yazısına geçiş sağlanmıştır. Çivi yazısı ile anlatılmak istenen düşünce öncelikle küçük resimler sayesinde hazırlanmıştır. Ardından resimlerin yerini harfler almış ve çivi yazısı ortaya çıkmıştır. Kil tabletlerin üzerine işlenen semboller daha sonra fırında pişirildiği için yazılar koruma altına alınmıştır. Bölgedeki yazı dili Akadca ve Sümercedir. Sümerce daha çok Türkçe’ye olan benzerliği ile dikkat çekerken bölgede bir süre sonra güçlenen Huriler, Hurrice dilini ortaya çıkarmıştır.

Mezopotamya’daki tabletlerin büyüklüğü belirli dönemlerde değişiklik göstermeye başlamıştır. Bölgedeki yazıtların çoğu bu nedenle birbirinden farklı olarak keşfedilmiştir. Yazma işleminin ardından tabletlerin fırınlanması sayesinde yazılar uzun ömürlü olmuş ve Eski Ön Asya’nın birçok ülkesinde Sümer çivi yazısı ile yazılmış tabletler bulunmuştur. Kil tabletler ayrıca Prehistorik Yunanistan’da ve Girit’teki bazı diller için de bir yazım aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Mezopotamya Uygarlıkları Arasında Yazı ve Dil Etkileşimi

Mezopotamya toplumları arasındaki yazı ve dil etkileşimine bakıldığı zaman öncelikle Sümer ve Sami kavimleri arasındaki etkileşimler araştırılmıştır. Yapılan pek çok çalışma, sözcüklerin bilinen en eski halleri, görüldükleri ilk dil ve buna benzer özelliklerin yeteri kadar incelenemediğini göstermektedir. Ayrıca dil araştırmalarında başta Sümerce olmak üzere Asurca, Babilce, Akadca, Hatice, Hurrice, Hititçe, Miken Dili ve Luwice gibi dillerden yararlanılamamıştır. Gerçekleştirilen çalışmalar, insanlığın en eski yazı dili olan Sümercenin diğer dillere olan etkisini ve toplum dillerinde nasıl kullanıldığı konusunda birtakım fikirler edinilmesini sağlamıştır. Bununla beraber toplumlar arasında Sümercenin nasıl geçiş yaptığını ya da geçiş sırasında hangi kavram ve sözcükleri taşıdığı da bu çalışmalar sayesinde ortaya çıkarılmıştır.

Sümerliler tarafından kil tabletlerde kullanılan isimler daha sonraları bölgeye göç eden Sami halkları tarafından da kullanılmıştır. Ayrıca Akadlar bu bölgeye geldiği zaman Sümer kültürünü başlangıçta benimsememiş ve kendi dilleri olan Akadcayı yazmak amacıyla çivi yazısını kullanmışlardır.

Sami topluluklarının Mezopotamya bölgesne gelişi milattan önce 3000’li yılların ikinci yarısını kapsamaktadır. İki farklı göç dalgası halinde bölgeye gelen Samilerin bir kavmi olan Akadlar ise milattan önce 2500’li yıllarda Mezopotamya’ya yerleşmiştir. Akadlar bu süreçte Sümerlerle iç içe yaşamış ve Sümer kültürünü benimsemeye başlamıştır. Bu nedenle Sümer kentlerinde çok sayıda Sami asıllı topluluklar yaşamaya başlamıştır. Her iki halk grubu ekonomi ve toprak sorularıyla ilgili uyuşmazlıklar yaşamamış ve karşılıklı kültür alışverişinde bulunmuştur.

Bu yazımızı da okuyabilirsiniz:  Oryantasyonun Yararları Nelerdir?

Sümerlerden ilk etkilenen topluluk Akadlardır. Akadlar, Sümerlerdeki hece işaretlerini almış ancak kendi ses düzenlerini ortaya çıkarmıştır. Yani kendi yazı dillerindeki işaretlerin Sümerce karşılıklarını kullanmaya başlamışlardır. Bu durumda Sümer dili Akadcaya tesir ederek birçok kelime geçişini beraberinde getirmiştir. Sümer ve Akad dilinin gramer yapıları birbirinden farklıdır. Sümerce Ural-Altay dilleri grubunda yer aldığı için tek geceli köklere sahip bir dil yapısındadır. Samilerin dil grubuna bakıldığında ise Akadca ve Babil lehçelerinin kullanıldığı görülmektedir. Kursiv dil grubunda yer alan Sami dilleri, kök bakımından oldukça zengin bir yapıdadır. Özet olarak Sümer dili Mezopotamya’da yaşayan her dilin kullanılmasında etkili olmuştur. Bu bilgiler ışığında Akad dilinin Sümerceye karşı yazı dili olarak ortaya çıkması ile Sümer, Babil ve Asurların dil ve etkileşiminin incelenmesi önemlidir.

Akad Dilinin Yazı Dili Olarak Ortaya Çıkması

Mezopotamya’da Sümerlerin idaresi altında yaşamaya devam eden Samiler daha sonra Sümer kentleri arasındaki kavgaları fırsata çevirmiş ve isyana başlamıştır. Ardından Sami asıllı olan Sargon, Sümer kralı Lugal Zaggasi’yi mağlup ederek Akad Devleti’ini kurmuştur. Kral Sargon kendi devletini kurduktan sonra Sümerleri Sami topluluğuna benzetmeye başlamıştır. Yani Samileştirme politikası başlatarak Sümerlileri etnik ve siyasi anlamda yok etmeye çalışmıştır.

Samirlerin resmi dili olan Akadca, yaşanan bu olayların ardından bölgedeki din ve kültürün tek resmi dili olarak bilinen Sümerceye karşı rakip olarak ortaya çıkmıştır. Akadların yıkılmasına kadar bu süreç devam etmiştir. Akad Devleti’nin yıkılmasıyla birlikte Sümer dili tekrar canlanmış ve ülke tarihinin sonuna kadar kullanılmaya devam edilmiştir. Akadca ve Sümerce, yapı ve gramer bakımından ciddi bir etkileşime girmemiştir. Ancak Sümerce’den Akadca’ya birtakım sözcük geçişlerinin olduğu bilinmektedir. Çünkü çivi yazıları ile Akad dili incelendiği zaman Sümer diline ait olan pek çok kavramın Akadlar tarafından kullanıldığı ortaya çıkmıştır.

Akadların yazı dilini Yeni Sümer Devri’ndeki Sümerler icat etmiştir. Tarihte ‘Bilimsel Sümerce’ olarak adlandırılan bu dil özellikleri, Selçuklu ve Osmanlı dönemindeki dil uygulamalarına benzetilir. Örneğin, Osmanlı Türkleri Arapçadan ve diğer yabancı dillerden çokça alıntı yapmış ve suni bir dil oluşturmuştur. Bölgede yapılan çok sayıdaki araştırmada Akadca ve Sümerce olarak iki dilli metinler ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte Sümerlerin dili, Babilce, Asurca ve Akadca dilleri üzerinde etki göstermiş ve varlığını uzun yıllar devam ettirmiştir. Aynı şekilde İran ve Eski Çağ Anadolu halklarının dilleri incelendiği zaman ilk olarak Sümer dilinin etkili olduğu anlaşılmıştır.

Asur ve Babil Dillerinin Sümer Dili ile Etkileşimi

Sami halkları Arabistan çölünden milattan önce 2000’li yıllarda Mezopotamya’ya göç etmiştir. Bölgeye ilk gelen topluluklara Doğu Sami mensupları adı verilir. Daha sonradan göç edenlere ise Batı Sami kolu denilmiştir. Uzun bir süre Sümer-Akad hakimiyeti altında yaşayan topluluklar, Sümerli 3. UR Sülalesini zayıflattıktan sonra bölgenin güneyinde Babil devletini kurmuştur. Mezopotamya’nın kuzeyinde de Asur halkları kendi bağımsızlıklarını ilan etmiştir. Bu devletler milattan önce 1000 yıllarına kadar siyasi varlığını sürdürmüştür.

Sümerlerin Babil, Akadların ise Asur ülkesi haline gelmesiyle beraber Sümer çivi yazısı kullanılmaya başlanmıştır. Bununla beraber Sümer dili bölgedeki tüm Sami toplumlarının dilleri üzerinde etkisini sürdürmüştür. Bölgedeki çivi yazısı işaretleri her dönemde değişiklik göstermekle beraber Eski Babillerin ve Yeni Asurların çivi yazısı ile Sümer çivi yazısı birtakım değişikliklerle kullanılmaya devam edilmiştir. Mezopotamya’daki Asurca ve Babil’ce çivi yazıları incelendiği zaman çok sayıda Sümerce kavram ve kelime içerdiği tespit edilmiştir. Bu durumun nedeni, Sümercenin aslında Sami toplulukları tarafından din dili olarak kabul edilmesidir. Bölgede yer alan mabetlerdeki rahiplerin de aynı şekilde bu dile saygı göstermesi nedeniyle Sümer geleneklerini koruduğu bilinmektedir.

Mezopotamya Dillerinin Urartu Diline Etkisi

Milattan önce 9. yüzyıl ortalarında devlet kuran Urartular, Asurlulardan çivi yazısını almış ve devletin yönetim aracı olarak kullanmışlardır. Bununla beraber Urartuların kullandığı çivi yazısı incelendiğinde işaret şekilleri bakımından Asur diline benzediği görülmektedir. Fakat bu bilgiyle beraber çivi yazısının ilk defa hangi Urartu kralı tarafından kullanılmaya başlandığı bilinmemektedir. Urartu kaynaklarına bakıldığında ise ilk yazılı kitabelerin Asur dili ile oluşturulduğu görülmektedir.

İlgili Yazı

Mezopotamya Nedir?

İlgili Yazı

Mezopotamya Tarihi

İlgili Yazı

Mezopotamya Uygarlıkları Hangileridir?

İlgili Yazı

Mezopotamya Uygarlıklarında Dini İnanış

İlgili Yazı

Mezopotamya Uygarlıklarının Yaşam Şekli Nasıldır?

İlgili Yazı

Mezopotamya Uygarlıklarında Hukuk Sistemi

İlgili Yazı

Mezopotamya’da Tıp Nasıldı?

İlgili Yazı

Mezopotamya’da Bilim Nasıldı?

İlgili Yazı

Mezopotamya’da Mimari ve Sanat Ne Durumdaydı?

Bir önceki yazımız olan Mezopotamya Uygarlıkları Hangileridir? başlıklı makalemizde mezopotamya hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yap