İlginizi Çekebilir
Nafaka Nedir?
  1. Ana Sayfa
  2. Devlet
  3. Özerk Nedir?

Özerk Nedir?

Özerk Nedir?

Özerk Nedir: Gönüllü katılım üzerine kurulu olan, merkezi örgüt yapılanmasını reddeden bireylerin bir arada yaşadığı anlayışa özerk denir. Bu kavram aynı zamanda bir dayanışma veya düşünce birliğini de ifade eder. Özerk sistemlerde topluluklara veya devlete dışarıdan müdahale yoktur. Daha çok insan mantığına uygun bir şekilde hareket edilmesi savunulmaktadır.

Özerk Kelime Anlamı

Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan kuruluş, devlet, muhtar, otonom. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Özerklik Tarihçesi

Batı Avrupa’da feodalizmden kapitalizme geçiş sırasında ortaya çıkan özerklik kavramı, başlangıçta demokrasi düzeninin uygulanabilmesini sağlayan bir kurum olarak ele alınmıştır. Ayrıca modern devlet yapısında yerel ve merkezi yönetimler birliktelik içerisindeyken yerel yönetimlerin yasalar tarafından tanımlanmış bir özerklik alanı bulunmaktadır. Günümüzde ekstra bir önem kazansa da tarihsel süreçte çoğu zaman demokrasinin egemen olduğu toplumlarda ortaya çıkmıştır.

1960’lı yıllardan günümüze kadar tüm dünyada tartışılan özerklik anlayışı, 1990’lı yıllarda Avrupa’da çok sayıdaki akademik çalışmayı beraberinde getirmiştir. Bununla beraber ulus devletlerin geri plana çekilmeye başladığı dönemler de özerk anlayışı sonucunda ortaya çıkmıştır. Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının 1985’te imzaya açılmasıyla beraber yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin yanı sıra bu yönetimlerin özerkliklerinin savunulması amacıyla çok sayıda çalışmanın yapıldığı bilinmektedir.

Özerk Anlayışı ve Kapsamı

Özerk anlayışı, genel anlamıyla dış denetim ve baskılardan bağımsız olma durumudur. Anlayışın bir diğer adı olan otonomide, yerel topluluklar kendi iradesini kullanıyor ve bu iradesinin kendi organları ile gerçekleştiriyorsa, özerk olarak yaşamaktadırlar. Dokunulmazlık anlamına gelmeyen özerkliğin çerçevesi ve sınırlarını anayasa belirlemektedir. Yasalarda olumsuz olarak yer alan durumlar ya da kararların uygulanması halinde özerklik kavramıyla bağdaşmayan seçenekler ortaya çıkmış demektir.

Özerk toplumların yerel yönetimlerine çok daha fazla özgürlük imkânı sağlanmaktadır. Bu durumda yerel yönetimler kendi hizmetlerini planlayarak iç örgütlenmelerini yapabilmektedir. Özerk toplumların en dış çerçevesini belirlemekte olan yasalar ise bazı zamanlarda özerk yönetimlerin ortadan kaldırılmasına neden olabilir.

Özerkliğin Temel Amaçları

Özerkliğin temel amaçları şu şekildedir;

  • Yerel yönetimlerin kendi imkân ve ihtiyaçlarına uygun olan yönetim yapılarını belirleme hakkına sahip olmalarını sağlamak
  • Yerel yönetimlerde artan talepleri karşılamak amacıyla bu yönetimlere yetki verilmesini sağlamak
  • Yerel yönetimi, merkezi yönetimin her türlü müdahalesinden korumak.

Özerk yapının iki farklı anlamı olduğu kabul edilmektedir. Bu yüzden yerel ve demokratik özerklik yapılarının farklı yönleri ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ilki, yerel yönetimlerdeki tüzel kişiliklerin özerkliğinin sağlanmasıdır. Yani merkezi yönetimin müdahalesi olmadan özerk toplumun imkânları dahilinde görevlerini yerine getirmesi gerekmektedir. Bu durumun sonuçları olarak aşağıdaki maddeler sıralanabilir;

  • Merkezi yönetimin yerel yönetim üzerindeki denetimi sınırlanır
  • Her iki yönetimin farklı iş ve işlevlerinin olması durumu ortaya çıkar
  • Yerel yönetimlerin maddi anlamda kendini koruyabilmesi gibi sonuçlar meydana gelmektedir.

Özerk yapıda, yerel halkın özerkliği de önemlidir. Yerel yönetimle halk ilişkisine bakıldığında, seçilmiş yöneticilerin halkı yeteri kadar temsil edebilecek kişilerden oluşması gerekmektedir.

Demokratik Özerklik Nedir?

Herhangi bir devlet içinde, yönetimin yetki ve görevlerinin bir bölümünün yerel seçimlerle iş başına gelen temsili yapılara devredilmesine demokratik özerklik denir. Demokratik özerklikle amaçlanan durumlar aşağıdaki gibidir;

  • Yerel halkın baskı altında olmadan yaşaması
  • Halkın özgürce kendini ifade edebilmesi
  • Hizmetlerin eşit olarak dağıtılması
  • Yerel halkın inanç, yaşayış biçimleri ve etnik kimliklerinin önemsenmeden hizmet alabilmesi

Demokratik özerkliğin uygulanabilmesi için anayasada tanımlanmış olması gerekmektedir. Ayrıca idari ve siyasi yapılanmada reformların gerçekleşmesi şarttır. Demokratik özerklik modelinde bölgesel meclisler kurulur ve bu meclislerde ekonomik, kültürel ya da sosyal olan tüm durumlar ele alınır.

Demokratik özerkliğin savunduğu maddeler ve genel özellikleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;

  • Demokratik özerklik, demokratik bir katılımı esas alır. Bu nedenle halkın karar alma mekanizmalarıyla birlikte tüm yerel birim katılımcıları meclis sisteminde sorunları çözmek için bir araya gelmelidir.
  • Tüm ülkeyi ilgilendiren resmi dil ve bayrak gibi unsurlar geçerliliğini devam ettirir.
  • Özerk bölgedeki sorunlar devlet sistemini değiştirerek değil, toplumu esas alarak çözülmelidir.
  • Kültürel farklılıkların özgür bir şekilde kendini ifade edebilmesini savunur.
  • Özerk yönetimler bölge meclisi şeklinde örgütlenmelidir.
  • Özerk bölgelerin tamamı, bölgedeki en büyük kentin adıyla anılmalıdır.
  • Özerk yönetimde belediye ve muhtarlık gibi idari yapılar varlıklarını sürdürmeye devam etmelidir. Valiler ise özerk yönetimin aldığı kararları uygulamalıdır.

Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı

Yerel özerklik kavramı, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın üçüncü maddesinin birinci fıkrasında açıklanmıştır. Maddeye göre, “Yerel makamlar, yasalarla tespit edilmiş olan sınırlar içerisinde, kamu işlerinin önemli bir kısmını kendi sorumlulukları içerisinde ve yerel halkın çıkarları doğrultusunda düzenleme ve yönetme hakkına sahip olmalıdır.”

Yerel yönetimlere, Avrupa Yerel Yönetimler Özerlik Şartı’na göre şu nedenlerden dolayı önem verilmektedir;

  • Yerel yönetimlerin yargıya başvurma sürecinde kısıtlama olmamalıdır.
  • Yerel yönetimlerin karar alma organları, özgür bir şekilde gerçekleştirilecek olan seçimler sonucunda belirlenmelidir.
  • Yerel yönetimler sorumluluklarını yerine getirirken, merkezi yönetim özerk yapıya çok az düzeyde müdahale etmelidir.
  • Doğrudan halka dayanan yerel yönetimler, demokratik rejimin de bir dayanağıdır.
  • Özerk olarak yaşayan halka daha etkili bir şekilde yerel yönetimler tarafından hizmet sunulabilir.
  • Yerel yönetim anlayışında yapılacak olan denetimler, yasaya uygun olarak sürdürülmelidir.
  • Yerel yönetimler, sorumlulukları çerçevesinde uygun bir gelir sahibi olmalıdır.

15 Ekim 1985 yılında bir sözleşme olarak imzaya açılan bu şartlar, 1 Eylül 1988’de yürürlüğe girmiştir. Türkiye ise bu şartları 21 Kasım 1988’de imzalamıştır. 1991’de Meclis tarafından onaylanmasına karar verilmiş ve 1992’de Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanmıştır. Resmi Gazete’de ise 3 Ekim 1922’de yayınlanmıştır.

Avrupa’da Özerklik İsteyen Bölgeler

2017 yılında İspanya’nın Katalonya bölgesi, tek taraflı bağımsızlığını ilan etmiş ve özerklik kavramı Avrupa’da tartışılmaya başlanmıştır. İspanya’nın yanı sıra pek çok ülkede özerklik isteyen bölgeler de ortaya çıkmıştır.

Çek Cumhuriyeti – Moravya Bölgesi

3 milyon nüfuslu Moravya bölgesi, Çek Cumhuriyeti’nin tarihi bölgelerinden biridir. Resmi statüsü 1949’da kaldırılan Moravya, parlamentoda yer almayan Moravane partisi ile birlikte 2005 yılından bugüne kadar bağımsızlık talebiyle çalışmalarına devam etmektedir.

Hırvatistan – Istria Bölgesi

Yaklaşık 208 bin nüfusu olan Istria bölgesi, Demokratik Meclis Partisi liderliğinde bölgede özerklik talep etmektedir. Slovakya ve Hırvatistan arasında yer alan bu bölgenin sınırları, 1991 yılında Yugoslavya’nın dağılmasından sonra belirlenememiştir. Bu nedenle sınırların netlik kazanması ve bölgeye özerklik verilmesi istenmektedir.

Romanya – Sekelistan Bölgesi

Romanya’nın merkezinde yer alan Sekelistan bölgesinin yaklaşık nüfusu 500 bindir. Macar kökenlilerin yaşadığı bu bölgede de özerklik talebi bulunmaktadır.

İtalya – Lombardiya Bölgesi

Toplam nüfusu 10 milyon olan Lombardiya bölgesi, Milan kentini de içinde barındırmaktadır. Bölgedeki özerklik yanlıkları ödedikleri vergiler nedeniyle bağımsızlık talep etmektedir.

İtalya – Veneto Bölgesi

Yaklaşık 4,9 milyonluk bir nüfusa sahip olan Veneto bölgesi, kendi vergi oranlarını belirlemek istemektedir. Bununla beraber tam bağımsızlığa sıcak bakmadıkları da bilinmektedir.

İspanya – Katalonya Bölgesi

Avrupa’da özerklik kavramının yeniden gündeme gelmesine neden olan Katalonya bölgesinde yapılan bir referandumda, %90 oranında özerlik desteklenmiştir. Fakat referanduma katılım oranı %43’te kaldığı bağımsızlık ilan edilememiş ve ciddi bir anayasal kriz ortaya çıkmıştır.

Yorum Yap