İlginizi Çekebilir
Deizm Nedir?
  1. Ana Sayfa
  2. Sosyal
  3. Reenkarnasyon Nedir?

Reenkarnasyon Nedir?

Reenkarnasyon Nedir?
İçeriğimize oy verebilirsiniz.

Reenkarnasyon Nedir: Ruhun bir canlıdan diğerine, bazen de insandan hayvanlara geçtiğine inanılan eski dini inanca reenkarnasyon denir. Felsefede bu duruma ruh sıçraması ya da ruh göçü adı verilmektedir. İnsan ruhunun öldükten sonra ruhunun farklı bir insana ya da hayvana geçtiğini savunan bu inanç, eski dönemlerde oldukça yaygındır.

Reenkarnasyon Kelime Anlamı

Ruh göçü. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Reenkarnasyon Tarihçesi

Ölümden sonraki hayata en çok önem veren ve araştırma yapan medeniyet, Mısırlılardır. Bu durum, her Mısır kentinin yanında ölüler kentinin bulunmasıyla açıklanabilir. Mısırlılar, ölümden sonraki yaşama inandığı için gelişmiş mumyalama tekniklerinden yararlanmıştır. Bununla beraber Mısır mezarlarına mücevherler ve farklı eşyalarla yiyecekler bırakılmıştır. Mısırlıların inancına göre, ölen kişinin ruhu önce uzun bir yolculuğa çıkar ve daha sonra yer altı tanrısı ile karşılaşırdı. Bu karşılaşmanın ardından adalet terazisine çıkar ve günahları tartışılırdı. Aynı durum Perslilerin inancında da mevcuttur. Ruhun uzun bir yolculuğa çıkmasının ardından bir karar gününün olacağını savunmuşlardır.

Reenkarnasyon Batı tarihinde ilk defa, Platon ve Pisagor gibi Yunan filozofları tarafından dile getirilmiştir. Bununla beraber antik Mısır, İnka, Maya ve Kelt uygarlıkları da tarafından kabul görmüştür.

Platon bu inanç sisteminden, “Er’in Öyküsü”, “Le Banquet” ve “Le Phedon” gibi eserlerinde bahsetmiştir. İskandinav mitolojisinde de geniş yer bulan reenkarnasyon inanç sistemiyle ilgili birçok anlatım mevcuttur. Eski Yunan kültürünün ardından Gnostikler tarafından da kabul edilen reenkarnasyon, Roma Uygarlığı döneminde de benimsenmeye devam etmiştir.

Tekrar dünyaya gelme inancı en çok Asya ülkelerinde hüküm sürmüştür. Hinduizm’e göre insanın ruhu aslında dünyada bulunan ruhunun bir yansımasıdır. Bununla beraber ölümsüz ruh en sonunda Brahma ile birleşmektedir.

Reenkarnasyon İnanç Sisteminin Özellikleri

Tarih boyunca çeşitli toplumlarca reenkarnasyonun temel faktörleri açıklanmaya çalışılmıştır. Bununla beraber reenkarnasyon inanç sistemi için uygarlıklar tarafından şu ifadeler kullanılmıştır;

  • Ruhlar ölümsüzdür.
  • Ruhlar dünya hayatında bir çeşit hapishane hayatı geçirir.
  • Gerçeklere ulaşabilmek için dinler yetersizdir.
  • Gerçek olan sadece ruhsal yaşamdır.

On ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda Fransa’nın Albibölgesinde ortaya çıkan tarikatlardan olan Katharlardada ruh göçü inanışı mevcuttur. Katharlar bir tarikat olarak reenkarnasyonu kabul etmiş ve temel görüşlerini şu şekilde sunmuştur;

  • Ruhun kurtuluşu ancak maddi bağlardan koparak aranılabilir.
  • Dünyada ikilem ilkesi mevcuttur.
  • Nefsin terbiye edilmesi, ruhun kurtuluşunu hızlandırır.
  • Ruhun kurtuluşa ermesi için birkaç kez bedenlenmesi gerekmektedir.
  • Kötülüğün temel kaynağı maddi hırslar ve bedensel isteklerdir.
  • İsa bir ruhtur. Tanrı’nın oğlu değildir.
  • Katolik inancı tamamen boş bir inançtır.

Hinduizm inancında da reenkarnasyon geniş bir yer bulmuştur. Ayrıca tenasüh kavramı da çoğu kez ele alınmıştır. Tenasüh kavramı da aynı zamanda ruh göçünü ifade eder ancak Hinduizm’de bazı farklı düşüncelerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu farklılıklar ise şu şekildedir;

  • Tenasüh inanışında ruhlar sürekli olarak bedenlenir. Ancak reenkarnasyonda ruhsal anlamda tekâmül ilkesi bulunmamaktadır.
  • Tenasüh inancına göre bir insan ruhu ceza alırsa, bir sonraki bedenlenmesine kadar dünyaya hayvan bedeninde gelebilmektedir. Reenkarnasyonda ise geri dönüş söz konusu değildir.
  • Tenasühte ruhlar, dünyaya ödül ve ceza kriterlerine göre gelir. Reenkarnasyonda ise insanlar gelişmek için dünyaya gelmektedir.
Bu Yazımızıda Okuyabilirsiniz:  Oryantasyon Programını Geliştirme Süreci

On dokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru Batı’da reenkarnasyon inancına olan ilgi artmaya başlamıştır. Hint dinlerinin sistemli olarak incelenmesiyle beraber bazı düşünürler eserler ortaya çıkarmış ve bu inancı savunmaya devam etmiştir.

Avrupa’da spiritizm adıyla tekrar ortaya çıkan deneysel ruhçuluk akımı, Fransız fizikçi ve yazar olan Allan Kardec tarafından sistemli bir hale getirilmiştir. Kardec, 1857 yılında yayımladığı “Ruhların Kitabı” adlı eserde reenkarnasyonun tüm özelliklerini ayrıntılı bir şekilde ele almıştır. Spiritizm’in ilkeleri şu şekildedir;

  • İnsanlar 3 farklı bölümden oluşur. Ruh, fiziksel beden ve perispri. Perispri, ruh ile fiziksel beden arasındaki irtibatı sağlamaktadır. Ayrıca yarı maddi bir yapıya sahiptir.
  • Tüm ruhlar eşit yaratılmıştır. Ancak tekâmül dereceleri aynı kalmamaktadır. Bu yüzden ruhsal hiyerarşi söz konusudur.
  • Ölüm ile bedeni terk eden can, ruhlar aleminde tekrar doğar. Dünyada yaptığı tüm iyilik ve kötülükler hafızada canlanır ve yeniden dünyada bedenlenme durumu ortaya çıkar.
  • İnsan ruhu hiçbir zaman hayvan bedeninde doğmaz. Bunun nedeni, tekâmül inancında gerileme durumunun olmayışıdır.
  • Ruhlar alemindeki varlıklar, dünyadaki bedenli insanlarla sürekli etkileşim içindedir. Bu varlıklarla medyumlar sayesinde iletişim kurulabilir.

Kardec’in bu reenkarnasyon geleneğinin devamı günümüzde New Age adı verilen akımda devam etmektedir. Yeni Çağ olarak adlandırılan bu akımdaki örgütlü toplumlar, reenkarnasyonu savunmakta ve spiritüalizm’deki ruh göçü kavramıyla yakından ilgilidir.

Günümüzdeki Reenkarnasyon İnanç Sistemi

Reenkarnasyon inanç sisteminde yeniden bedenlenme durumu söz konusudur. Yani ruhsal ilke olarak yeni bir tensel kabuğa dönüşüme inanılmaktadır. Bu kabuğa insan bedeni adı verilmiş ve ölümden sonra insanın istediği gibi reenkarne olacağı savunulmuştur.

Türkiye’de reenkarnasyon inanç sistemini savunan kişiler bulunmaktadır. Ayrıca dünyadaki 1 milyardan fazla kişi, ruh göçüne olan inancını aktarmaya devam etmektedir. Batılı ülkelerdeki bu inanışın temsilcileri, İncil ve Tevrat’ın bazı ayetlerinin reenkarnasyona uygun olduğunu savunmaktadır. Kur’an’da ise ruh göçüyle ilgili herhangi bir ayetin olmadığı bilinmektedir. Genel inanca göre ölümden sonra insanlar kıyamet gününde dirilerek hesap verecektir.

İslam inancına göre ruh, herhangi bir nedenle başkasına geçmez. Batıl olan bu inanç günümüz dünyasında Avrupa ülkelerinin yanı sıra en çok Budist ve Hindularda yaygındır. Ayrıca Kur’an’da, ölümden sonraki kıyamet gününde insanların diritileceği belirtilmiştir. Bu yüzden tarih boyunca herhangi bir İslam alimi reenkarnasyona inanmamıştır.

Bir önceki yazımız olan Cihat Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. Gerçek bi müslüman bence bu tarz şeylere inanmamalı arkadaşlar. Bu bizim toplumumuza kültürümüze değil hint kültürüne, asya kültürlerine ait birşeydir. Ancak yinede faydalı bir bilgi, herşeyi bilin ama herşeyi uygulamayın 🙂