İlginizi Çekebilir
Kuantum Nedir?
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Ultraviyole Nedir?

Ultraviyole Nedir?

Ultraviyole Nedir?

Ultraviyole Nedir: Farklı dalga boylarında bulunan ve çıplak gözle görünmesi mümkün olmayan güneş ışınlarına ultraviyole ışın adı verilmektedir. Bu ışınlar 100 ile 400 nm dalga boyundadır. İnsan gözü 400 ile 700 nm arasındaki dalga boylarına duyarlı olduğu için bu ışınları görememektedir. Ayrıca insanların algılayabildiği en küçük ışın ‘mor’ ışınıdır.

Ultraviyole Kelime Anlamı

Mor ötesi. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Ultraviyole Işın Türleri Nelerdir?

UV ışın türleri 3 farklı başlık altında incelenmektedir. UVA, UVB ve UVC olarak farklı türlere ayrılan ultraviyole ışınların özellikleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.

1.Ultraviyole A Işını -UVA

  • Küçük yaşlarda maruz kalındığında zararlı etkileri daha fazladır.
  • Dünyaya en çok miktarda ulaşan ışın türüdür.
  • Vücutta birikebilmektedir.
  • Camdan geçme özelliği yoktur.
  • UVB’dendaha az zararlı etkisi bulunmaktadır.

2.Ultraviyole B Işını -UVB

  • En zararlı ışın türü olarak bilinir.
  • Camdan kolayca geçebilir.
  • Ciltte koyulaşma problemine neden olur.
  • Uzun süre maruz kalındığı zaman güneş yanığı oluşumuna sebebiyet verir.
  • Cilt hücrelerindeki DNA yapısını bozar ve kansere neden olabilir.
  • Yaşlanma belirtilerini ortaya çıkarır.
  • Yeryüzüne gelen ışınların yaklaşık %0,5’ini oluşturmaktadır.

3.Ultraviyole C Işını -UVC

  • Mikropları öldürücü etkisi vardır.
  • Cilt kanserine sebep olur.
  • Normal şartlarda yeryüzüne ulaşamaz ancak ozon tabakasının incelmesiyle beraber yeryüzüne erişimi daha kolay hale gelmiştir.

Ultraviyole Işınlarının Genel Özellikleri

Alman fizikçi Ritter, ilk defa 1801 yılında ultraviyole ışınlarının varlığını tespit etmiştir. Ünlü fizikçi yaptığı bir deneyde, X ışığının kimyasal maddelere olan etkisini araştırırken mor ışıktan çok daha ötede olan karanlık bir enerji çıkışının varlığına şahit olmuştur.

Ultraviyole ışınlarının bir diğer adı mor ötesi ışınlardır. Mor ötesi ışınların dalga boyları görünebilen ışınların dalga boylarından çok daha kısadır. Ancak X ışınlarının dalga boylarından çok daha uzun olduğu bilinmektedir. İnsan gözüyle hiçbir şekilde görülemeyen bu ışınların bir kısmı bal arıları veya bazı böcek türleri tarafından görülebilmektedir.

Bu ışınların kaynağı olan Güneş’ten yayılan enerjinin yaklaşık olarak %9’u ultraviyole radyasyon olarak yeryüzüne inmektedir. Oranın bu kadar düşük olması, Güneş’ten gelen ultraviyole ışınlarının büyük bir kısmının atmosferde tutulmasından kaynaklanmaktadır. Bu ışınlar tıpkı görünebilen ışınlar gibi optik kuralları çerçevesinde incelenebilmektedir.

Ultraviyole Işınlarının Sağlığa Olan Etkileri

Uzun süre ultraviyole ışınlarına maruz kalınması, sağlık açısından birçok problemi beraberinde getirmektedir. Öncelikle cilt üzerinde ciddi sorunlara neden olan bu ışınlar ayrıca bağışıklık sistemi ve göz üzerinde de etkilerini göstermektedir. Erken ve geç dönemde ortaya çıkabilen bu etkiler cilt altı dokularında ve cilt hücrelerinde hasarlara neden olabilmektedir. Ayrıca erken yaşlanma ile yüzeysel damar hasarlarını da beraberinde getirmektedir.

Ultraviyole ışınlarının geç görünen etkilerinden biri de gözde katarakt oluşumuna neden olmasıdır. En ciddi etkisi ise cilt kanserine davetiye çıkarmasıdır. Bu yüzden mümkün olduğunca zararlı ultraviyole ışınlarından gün içerisinde uzak durmak, cilt için önemli fayda sağlayacaktır.

Cilt üzerinde güneş yanıklarına sebep olabilen ultraviyole ışınları genel olarak kimyevi reaksiyonların ortaya çıkmasını sağlar. Bu yüzden güneşin de etkisiyle beraber cilt rengindeki değişiklik, ortaya çıkan reaksiyonların bir ürünüdür. İnsan vücudunda ‘suntan’ olarak adlandırılan pigmentasyona da neden olabilmektedir.

Ultraviyole ışınlara uzun süreli maruz kalmanın tümör oluşumlarını tetiklediği bilinmektedir. Özellikle 40’lı yaşlarda deride bozulmalar ve tümör olayı görülebilir. Açık veya koyu tenli fark etmeksizin cilt üzerinde son derece zararlı etkiler meydana getiren bu ışınlar, kadın ve erkeklerde de eşit durumda ele alınmalıdır.

Ultraviyole Işınlarının Faydalı Yönleri Var mıdır?

Ultraviyole ışınlarına az miktarda maruz kalındığında insanlar için yararlı etkiler oluşturabileceği saptanmıştır. Daha çok D vitamini yapımı için gerekli olan hücrelerin çoğalmasını sağlayan bu ışınlar ayrıca egzama, sarılık, sedef hastalığı ve raşitizm gibi hastalıklara iyi gelebilmektedir. Elbette bu tip hastalıkları bulunan bireylerin mutlaka doktor kontrolü altında güneş ışığından faydalanması gerekmektedir.

Güneş ışığının bir diğer yararlı etkisi, vücudun bağışıklık sistemini güçlendirmesidir. Bununla beraber insan psikolojisinde olumlu etkileri beraberinde getiren güneş ışığı, cildin bronzlaşmasını sağlamaktadır. Ancak belirtildiği üzere uzun süre güneş ışığına maruz kalmak son derece zararlıdır.

Ultraviyole Işınlarından Nasıl Korunulur?

UV ışınlarının insan vücuduna zararlı etkileri aslında bu ışına ne kadar maruz kalındığına bağlı olarak değişmektedir. Ayrıca maruz kalma sıklığı, ışınların yoğunluğu, genetik faktörler ve buna bağlı durumlara göre etkiler artabilir. UV ışınlarından korunmak için aslında uygulanması gereken bazı yöntemler vardır.

Tercih edilmesi gereken yöntemlerin başında, fiziki koruyucu faktörler gelmektedir. Öncelikler bireylerin gündüz saatlerinde açık renk kumaşlar tercih etmesi, güneş gözlüğü kullanması ve şapka takması önemlidir.

Fiziki koruyucu faktörler arasında incelenebilen güneş koruyucuların da mutlaka kullanılması gerekmektedir. Kimyasal olarak güneş ışınlarını tutabilen bu koruyucular daha çok UVB ışınlarına karşı etkilidir. Ayrıca bebek ve çocuklar için kullanılabilen koruyucu kremler de bulunmaktadır. Tercih edebileceğiniz güneş koruyucu tipleri şu şekildedir;

  • Bebek ve çocuklar için üretilen güneş koruyucular
  • Yaşlanma karşıtı yani anti-aging özellikte olan koruyucular
  • Lekeli ve akneli ciltler için tasarlanan koruyucular
  • Güneşe alerjisi olanlar için üretilen koruyucular
  • Hamile bayanların kullanımına uygun olan koruyucular
  • Kızarık ve damarlı ciltler için üretilen koruyucular şeklinde sıralanabilir.

Güneş ışınlarının zararlı etkisini en aza indirmek için güneş koruyucuları şu şekilde tercih edilmelidir;

  • Güneşe çıkmadan en az 30 dakika önce sürülmelidir.
  • Deriye eşit şekilde masaj yardımıyla yayılmalıdır.
  • Terleme gibi faktörlerin yaşanmasıyla beraber koruyucular yenilenmelidir.
  • Gündelik yaşamda el ve yüz bölgesine uygulanmalıdır.
  • Bu koruyucular kesinlikle kullanım talimatları çerçevesinde vücuda uygulanmalıdır.

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. küçükken bi ismi duyduğumda çok hoşuma gitmişti, bütün sitelerde, oyunlarda bu ismi kendime nick olarak benimsemiştim. Şimdi sitenizde tekrardan karşıma çıktı bu sefer içeriğini öğrenme imkanı buldum. Bundan sonra birisi sorunca nickimin anlamını açıklayabileceğim 🙂