İlginizi Çekebilir
Tevekkül
  1. Ana Sayfa
  2. Sosyal
  3. Varoluşçuluk Nedir?

Varoluşçuluk Nedir?

varoluşçuluk hakkında bilgi

Varoluşçuluk Nedir: Bireylerin yaşam içindeki sürecini ve bu süreç içinde tecrübelerini, yaşam biçimini, bütün yaşamı boyunca biriktirdiklerini ve bunu anlamayı sağlayan felsefe akımına varoluşçuluk denir.

Varoluşçuluk Kelime Anlamı

Varoluşun özden önce geldiğini ve özü sürekli olarak yarattığını ileri süren öğreti, egzistansiyalizm. (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Varoluşçuluk Tarihçesi

Varoluşçuluk, 19 yüzyılın ortalarında doğmuştur. Hegel ve Kant’a karşı olarak geliştirilmiş bir felsefedir. Tamamen bireyi özne olarak alır. Bireye bireysel bir bakış açısıyla bakar. Varoluşçuluk Fransa’da ortaya çıkmıştır. Varoluşçuluk yani egzistansiyalizm insanı önce birey olarak kabul eder. Ardından insan yaşamı boyunca birtakım davranışlar edinir. Yaşadığı süre içinde bu davranışlar insanın kendisini yaratır. Varoluşçuluk akımının en büyük savunucusu Jean Paul Sartre’dır. İnsan doğduğu anda bir bireydir. İnsan yaşam süreci içinde birtakım toplumsal olaylardan ve durumlardan etkilenir. İnsan zaaflarını tanır, erdemleri oluşur, ahlak değerleri değişir dolayısı ile bütün olarak edindiği tecrübeler süreci içinde yaşamı sorgulamaya başlar.

Varoluşçuluğun Temel İlkeleri Nelerdir?

İnsan yaşadığı süre içinde birtakım sorumluluklar edinir. Yaşadığı hayatın anlamını kavramaya çalışır ve tutkuları oluşmaya başlar. Daha sonra ise ilişkileri meydana gelir ve dürüstlük kavramını öğrendikten sonra bir bakış açısı ve ideolojisi oluşmaktadır. Tüm bu süreçleri çözümlemeyi amaçlamaktadır. Varoluşçuluğun bu süreçlerle beraber gelişen 4 temel ilkesi vardır. Bunlar;

  • Varoluş her zaman sadece insana indirgenmiştir.  Bu nedenle bireyseldir. Bunun içinde soyut kavramlar bulunmamaktadır. Örneğin; bilinç, ruh, akıl. Bunlar idealizmin biçimlerine karşıdır. Varoluşçulukta sadece insan vardır.
  • Varlıkların anlamlarının araştırılması yine varoluş felsefesinin öncelikleri arasındadır.
  • Varoluş insanın tamamını değil tek bir tanesini seçer. Bu da olanakların bütün anlatımıdır. Yani nedensellik varoluşun konusu değildir varoluş insana dair somut şeylerle ilgilenir.
  • Her insan farklı olanaklara sahiptir. Diğer insanlar onlar da kendi yaşadıkları koşulların sonuçlarını yaşarlar. Her insan kendi davranış ve yaşamından sorumludur. Yani insan yaşamı gereği tarihsel bir süreç içindedir. Bu da yaşadığı koşullardan dolayı Somut bir durumdur.

Bireyler yaşadığı süre içinde bütün davranışlarından, verdiği kararlardan kendisi sorumludur. Kendisi ile ilgili alması gereken bütün kararlar konusunda özgürdür. Egzistansiyalizm yani varoluşçuluğu oluşturan temel sorulardan biri şudur; ben kimim? Ben neden varım? Bu sorulara cevap arar. Dolayısıyla bizi biz yapan kararlarımızdır. Kararlarımızı kendi Özgür irademizle alırız, bu her insana özgü bir benliktir. Herkes dünyaya bir kere gelir ve hiç kimsenin olmayacağı, yapmayacağı her şey olmak veya olmamak gücüne sahiptir bunun kararını da insan kendisi verir.

Varoluşçuluğu Meydana Getiren Düşünce Öğeleri

Varoluşçuluk düşüncesini meydana getiren unsurlar aşağıdaki gibidir;

  • Her birey kendi geleceğini kendisi belirler.
  • İnsan yaşadığı süre içinde tecrübeleriyle vardır. Sürekli kendisiyle mücadele halindedir.
  • İnsanın kendisini açması gerekir. Bu da yaşam biçimi içinde belirlenir. İnsan hürdür ve hür olmaya mecburdur. Var olmanın temel koşulu budur.
  • İnsan yaşamı içinde karşılaştığı çeşitli zorluklarla baş etmesini becere bilmelidir, bu durum insanın gelişmesini sağlayan en önemli etkendir.

Varoluşçuluğun Temsilcileri

Varoluşçuluğun temsilcileri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;

  • Jean Paul Sartre
  • Albert Camus
  • Andre Gide
  • Samuel Beckett
  • Franz Kafka

Varoluşçuluk Akımının Nitelikleri

Varoluşçuluk akımının temel nitelikleri şu şekilde sıralanmaktadır;

  • İnsanın kendi benliği vardır, yaşadığı süre içinde insan kendini bulmalı kendi özünü elde etmeli bu insanoğlunun sahip olduğu en büyük güçtür.
  • İnsanoğlu kendinden ve kendini var eden değerlerden asla ve hiçbir zaman kurtulamaz. Her insan kendi yaşamını kendisi belirler ve bunu sorgular insan geleceğini de kendisi belirler.
  • İnsan bir bireydir ve her insanın kendine özgü kendi kararları vardır.
  • İnsanın diğer insanlardan farklı olan tek özelliği aynı dünyada yaşıyor olmalarıdır. Her insan kendi kararlarından sorumludur. İnsanın yaşamı baştan sona kadar tarihsel bir süreç içindedir.
  • İnsanın özgür olma dışında başka hiçbir seçeneği yoktur insan özgür olmaya mecburdur.
Bu yazımızı da okuyabilirsiniz:  Ötüken Nedir?

Varoluşçu Etik Anlayışı Nedir?

Varoluşçu etik, sadece özgürlük sorunları üzerinde yoğunlaşır. Çağdaş ve modern İnsan, kendi içinde bulunduğu durumun analizini yapar. Kaybettikleri varsa dönüp bakar özgürlük duygusunu yeniden kazanmaya çalışır, bunu yaparken de geçmişte yaptığı hatalardan ders çıkararak onları incelemeye başlar ve bu problemi insan kendi özgür bağımsız iradesiyle çözmeye çalışır.

Varoluşçu Marksizm Anlayışı

Varoluşçu Marksizm, Sartre’ının Marksizm ile kurduğu bağlantıdan oluşur. Sartre varoluşçudur ancak Marksizm’e yakınlıkduyar. Sartre Marksizm’i “çağımızın ufkudur “diye tanımlar.

Varoluşçuluk ve Feminizm

Kadınlar tarihsel sürece bakıldığında tam bir insan olarak kabul edilmemişlerdir. Varoluşçuluğu yaratanın her zaman bir erkek olduğu kabul edilmiştir. Ancak kadın yaşamı boyunca doğayla ve bilinmeyenlerle tek başına mücadele eden bir insan olmaya çalışmış ve başarılı olmuştur.

Simone de Beauvoir bu konuda, “Kadın doğulmaz kadın olunur” demiştir ve kadının içinde bulunduğu durumu kendi özgür iradesi ile ve mücadelesi ile var olan konumunu değiştirebileceğini savunmuştur. Feminist varoluşçu akım, “Kadın toplumsal olarak ona biçilen rolü ömür boyu oynamayı kabul ederse, bu durum gittikçe bir akıl hastalığına ve şizofreniye dönüşecektir” sloganıyla hareket etmektedir. Ancak kadın kendi akılcı yanını geliştirerek, eleştirel gözle bakarak, yaşamını sorgulayarak ilerlediği durumda kendisinin nesnelliğinden sıyrılırsa bir özneye dönüşecektir.

Varoluşçu Akımını Savunan Yazarlar ve Eserleri

Varoluşçu akımını savunan en önemli yazarlar ve eserleri;

Jean Paul Sartre: Akıl Çağı

Franz Kafka: Dönüşüm

Tutunamayanlar: Oğuz Atay

Var olmanın dayanılmaz hafifliği: Milan Kundera

Yusuf Atılgan: Aylak Adam

Dostoyevski: Karamazov Kardeşler

Albert Camus: Yabancı

Andre Gide: Ahlaksız

Dostoyevski: Cinler

Jean Paul Sartre: Bulantı

Varoluşçu Felsefenin Edebiyata Etkisi

Varoluşçuluk 20 yüzyılın sonunda 21 yüzyılın başlarında Fransa’da ortaya çıkan bir akımdır. Bu akımın öncüleri Martin Heidegger, Karl Jaspers, Jean Paul Sartre, Gabriel Marsel ve Maurice Merleau Ponty olmuştu. Varoluşçuluğun etkileri hem çağdaş kültür alanında hem de edebiyat alanında görülmüştür. Bu dönemde verilen eserler oldukça zengindir.

Varoluşçuluk akımı bireysel insanı anlatmakla birlikte, bu akımın insanın kendini geliştirmesini, özgürlüğünü, özgürleşme isteğini ve bütün bunları yaparken aslında toplumsallaşmasını da anlattığından bu toplumsal açıdan bir protesto olarak da algılanmıştır.

Varoluş felsefesine göre önce varoluş gelir ve gerçekleşir, daha sonra öz gelir. İnsan var olduktan sonra kendini geliştirerek toplumsallaşır, özgürleşir ve özgürleştikten sonra özü oluşur.

Varoluşçuluk ve Sorumluluk

İnsan, yaşadığı süre içinde aynı zamanda sorumlulukları ile birlikte gelişir. Bütün dünyada olup bitenden sorumlu değildir. İnsan kendi doğumuna karar vermemiş olabilir ancak doğduktan sonra ve tarihsel süreç içinde yaşamı onun sorumluluklarını da beraberinde getirir ve bu sorumluluk bilinci de insanı özüne yaklaştırır.

Varoluşçuluk ve İç Sıkıntısı

İç sıkıntısı da insanın düşündükçe karşılaştığı duygulardır. Nereden geldim, nereye gideceğim, daha sonra ne olacağım gibi sorular insanlarda üzüntü ve iç sıkıntısına yol açar. Dolayısıyla iç sıkıntısını da insanlar yaşam süreci boyunca edinir.

Varoluşçuluk akımı kısaca insanın özgür bir varlık olduğunu, bir kişinin özgürlüğünün o kişinin özü olduğunu, onu kısıtlamak ise insanın yok olabileceğini anlatmaktadır. Samuelbeckett’in şu sözü de varoluşçuluğu özetlerken aynı zamanda iç sıkıntısıyla ilişkilendirilmektedir; ‘’Hep denedin hep yenildin, olsun yine dene yine yenil, daha iyi yenil.”

Bir önceki yazımız olan Vadi Nedir, Vadi Çeşitleri Nelerdir? başlıklı makalemizde vadi hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yap
Bu içeriğe tepkini emoji ile bildir?

Yazar Hakkında

İnternetteki bilgi kirliliğine ve spam yazılara tepki olarak "Türkiye'nin net bilgi kaynağı" O Nedir Net'i kurdu. Bilgiyi paylaşmak ve insanlara faydalı olmak dışında hiçbir gayesi yoktur.

Yorum Yap