İlginizi Çekebilir
matematik nedir
  1. Ana Sayfa
  2. Bilim
  3. Yer Çekimi Nedir?

Yer Çekimi Nedir?

Yer çekimi

Yer Çekimi Nedir: Dünya üzerindeki cisimleri yere doğru çeken kuvvete yer çekimi denir. Gerçek adı kütle çekim kuvvetidir. Yer çekimi dünyadaki tüm cisimleri etkiler ve onlara ivme kazandırır.

Yer Çekimi Kelime Anlamı

Yer kütlesinin çekim etkisiyle herhangi bir cismin, farklı bölümlerine uygulanan güçlerin bileşkesi, arz cazibesi.

Örnek Cümle: “Cisimlerin ağırlığı yer çekiminin bir sonucudur.” (Kaynak: TDK Türkçe Sözlük)

Yer Çekimi Tarihi

Milattan önce 4. yüzyılda eski Yunan filozofu Aristo, ağır olan cisimlerin hafif olan cisimlerden daha hızlı bir şekilde yere düştüğünü iddia etmişti. Bu süreçten sonra İtalyan bilim adamı Galilei, tüm cisimlerin aynı hızla düştüğünü ileri sürmüştür. Bu teorisini, düşen bir cismin ulaşabildiği hızın tamamen yüksekliğe bağlı olduğunu kanıtlayarak geliştirmiştir.

Evrensel yer çekimi yasasını 1687 yılında ‘Principia’ adlı kitabında duyuran Newton, yer çekiminin nasıl gerçekleştiği konusunda bazı açıklamalar yapmıştır. İlk olarak iki farklı kütle arasında bir çekim gücü olduğunu aktaran ünlü Fizikçi, bu gücün kütlelerinin büyüklük bakımından doğru orantılı olduğunu savunmaktadır. Ancak kuvvetin gücü, kütleler arasındaki mesafenin karesiyle ters orantılıdır, şeklinde yorumlar. Albert Einstein de 1916’daki genel görelilik teorisinde Isaac Newton’u desteklediğini belirtmiştir.

Genel görecelik teorisinin Einstein tarafından açıklanmasıyla beraber, Newton’un bu teorisi de güncellenmiş ve daha kapsamlı bir hale bürünmüştür. Ayrıca günümüzde yer çekimi konusunda Einstein’ın değil Newton’un yasaları kullanılmaktadır. Bunun nedeni Einstein’ın sadece dev kütleler ve uzaydaki yer çekimi hakkında bu kanuna destek çıkmasıdır.

Genel Çekim Kuvveti ve Özellikleri

Dünyada bulunan tüm cisimler, birbirlerine çekim kuvveti uygulamaktadır. Bu kurala genel yani evrensel çekim kanunu adı verilmektedir. Isaac Newton tarafından bulunan bu kanun, tamamen cisimlerin birbirlerine uyguladıkları çekim kuvvetini esas alır ve özellikleri aşağıdaki gibi sıralanır;

  • Çekim kuvveti, cisimlerin kütlelerine bağlıdır ve aynı zamanda kütlelerinin çarpımı ile doğru orantılıdır.
  • Cisimlerin kütlesi arttığı zaman çekim kuvveti de artar.
  • Cisimlerin birbirine uyguladığı çekim kuvveti eşit büyüklükte olmakla beraber zıt yöndedir.
  • Bu çekim kuvveti cisimlerin kütle merkezleri arasında olan uzaklığa bağlıdır. Yani cisimler arasındaki uzaklık artarken çekim kuvveti azalmaktadır.
  • Dünya üzerinde yer alan bütün cisimler birbirine çekim kuvveti uygular ancak bu kuvvetten dünya etkilenmez. Sadece cisimler etkilenir. Bunun nedeni ise Dünya’nın aşırı büyük bir kütleye sahip olmasındandır.
  • Evrendeki diğer gezegenlerin Güneş çevresinde elips olarak dönmelerinin sebebi, Güneş’in gezegenlere uyguladığı çekim kuvvetinden kaynaklanmaktadır.

Yer Çekimi Kuvveti Özellikleri ve Sonuçları

Dünya’nın, üzerinde yer alan bir cisme uyguladığı yer çekimi kuvvetinin büyüklüğüne ağırlık adı verilmektedir. ‘G’ ile gösterilir ve yaylı el kantarı ya da dinamometre ile ölçülmektedir.

Bu yazımızı da okuyabilirsiniz:  Galon Nedir?

Yer çekimi kuvveti cisimleri sürekli olarak Dünya merkezine çekmektedir. Bu yüzden her cismin ağırlık yönü daima yerin merkezine yani aşağıya doğru gösterilmektedir. Ayrıca herhangi bir cismin ağırlık değeri, Dünya üzerindeki konumuna göre değişmektedir. Yer çekimi kuvvetinin diğer özellikleri aşağıdaki gibi sıralanabilir;

  • Cisimler, Dünya merkezinden uzaklaştığı zaman ağırlığı azalır.
  • Cisimler, Dünya merkezine yaklaşırken ağırlığı artmaktadır.
  • Dünya üzerindeki bir cisim, deniz kenarından yükseğe doğru çıktıkça ağırlığı azalır. Bu durumun oluşma nedeni, Dünya merkezine olan uzaklığının artmasından dolayıdır.
  • Uzayda yer çekimi yoktur ve cisimlerin uzaydaki ağırlığı ‘0’ olarak kabul edilir.
  • Cisimlerin kutuplardaki ağırlığı, ekvatordaki ağırlık değerinden büyüktür. Çünkü Ekvator, yerin merkezine en uzak bölgedir.
  • Dünya’daki yer çekim kuvveti, Ay’daki yer çekim kuvvetinin yaklaşık olarak 6 katıdır.

Yer Çekimi Olmasaydı?

Yer çekimi kuvveti aslında algılanabilen bir terimdir ancak hakkında elde edinilen bilgi çok azdır. Kütle çekim kuvveti, diğer kuvvetlere göre en düşük değerlere sahiptir ancak çok büyük kütlelerin birbirini çekmesini sağlar. Evrende yer alan yıldız ve galaksilerin aslında birbirlerinin yörüngelerinde rahatlıkla kalabilmelerinin nedeni de yer çekim kuvvetidir.

Hem dünya hem de diğer gezegenlerin Güneş çevresinde belirli bir yörüngesi vardır. Bu yörüngede kalabilmelerini sağlayan kuvvet, yer çekimi kuvvetidir. İnsanların da yeryüzünde rahatlıkla yürüyebilmesi, yer çekim kuvveti sayesinde gerçekleşmektedir. Kütle çekimi kuvvetinin değer olarak azalması durumunda dünya yörüngesinden kopabilir ve dünya üzerinde yaşayan insanlar da uzay boşluğuna doğru dağılabilir. Bu durumun tam tersi olarak kuvvette bir artmanın yaşanması durumunda yıldızlar birbirine çarpmaya başlar ve dünya da güneşe tam anlamıyla yapışır. Elbette sıraladığımız bu örneklerin oluşma ihtimali neredeyse yoktur ancak yer çekiminin olmaması durumunda bu gibi süreçlerin yaşanabileceği bilinmelidir.

Ünlü bir moleküler biyolog olan Michael Denton, ‘Doğanın Kaderi’ adlı kitabında yer çekimiyle ilgili bazı gerçekleri vurgulamıştır. Denton’a göre, “Yer çekimi kuvveti 1 trilyon kat kadar daha güçlü bir konuma gelmiş olsaydı, evren çok daha küçük bir yer olarak karşımıza çıkardı. Ömrü de kısa olurdu. Ortalama olarak 1 yıldızın kütlesine bakıldığında, Güneş’ten 1 trilyon kat daha ufak olurdu ve yaşama süresi 1 yıla yakın olurdu. Ayrıca yerçekimi kuvvetinin gücü az olsaydı, galaksi ve yıldızlar oluşamazdı.”

Bir önceki yazımız olan Ozon Tabakası Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Yorum Yap

Yorumlar (1)

  1. Isaac Newton un elma yerken keşfettiği olaydır 😀 Şaka bir yana o zaman için gerçekten büyük bir buluş ve Dünyanın yuvarlak olma iddaalarını destekleyen türden bir buluştur. Zira o dönemde Dünyanın düz olduğuna inanıyorlardı.